Merve

Merve
@thehyperanthropos
Kendi hâlinde bir okur.
Öğrenci
İstanbul Aydın Üniversitesi
379 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
9/10
·87 syf.··
Beğendi
·
2025 24. kitabı
Arthur Schopenhauer’in Eristik Diyalektik adlı eseri, tartışma sanatının arka planında yatan stratejileri açığa çıkaran felsefi bir çalışmadır. Schopenhauer, gerçek tartışmaların çoğunda asıl amacın hakikati bulmak değil, karşı tarafı yenmek olduğunu ileri sürer. Bu nedenle kitap, yalnızca felsefi değil, aynı zamanda pratik bir metin olarak da değerlidir. Kitabı okumaya başlamadan önce önemli iki kavramı açıklamak gerekirse: Diyalektik: Hakikatin araştırıldığı, akıl yürütme yoluyla doğruya ulaşmayı hedefleyen tartışma yöntemidir. Diyalektik, fikirlerin çarpışmasından doğrunun açığa çıkacağı varsayımına dayanır. Eristik: Karşı tarafı ikna etmeye, tartışmada üstün görünmeye yönelik hileli ve retorik yöntemlerdir. Burada amaç hakikate ulaşmak değil, “haklı çıkmaktır.” Schopenhauer, bu ayrımı temel alarak eserde tartışmalarda kullanılan 38 hileyi sistematik biçimde açıklar. Kitaptaki 38 Hilenin Başlıkları Sırasıyla: 1- Genişletme 2- Eş adlılık 3- Mutlaklaştırmak 4- Oyunu gizleme 5- Yanlış önerme kullanma 6- Kanıtı varsayma 7- Bir anda çok soru sorma 8- Kızdırma 9- Soru sırasını karıştırma 10- Zıddını sorma 11- Sonucu sormama 12- İsim seçme 13- Tezat sunma 14- Zafer narası atma 15- Tez ekleme 16- Zorluk çıkarma 17- İnce ayrım 18- Tartışmayı kesme 19- Genel düzeye kayma 20- Sonucu söyleme 21- Kendi silahıyla vurma 22- Önermeleri özdeş sayma 23- Abartmaya zorlama
1000Kitap
Eristik DiyalektikArthur Schopenhauer · Sel Yayıncılık · 20113,679 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
6/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 00:00
Öncelikle kitabın üslubu sade, açık ve anlaşılır olduğundan kitabı okurken zorlanmadım. Sadece yazar anlattığı konuya ilişkin örnekler verirken çok fazla Yunan edebiyatından ve mitolojisinden terim kullandığından dolayı okurken kafa karışıklığı yaşadım. Bu da okurken duraklamama neden oldu. Kitap tragedya, destan ve komedi üzerine bilgiler verse de en çok tragedyanın üzerinde duruyor. Bende tragedyanın özelliklerini, anlatım yapısını ve diğer birçok özelliğini okurken senaryo yazımı üzerinden değerlendirme yaptım. Aslında böyle daha açıklayıcı oldu benim için. Çünkü kitaba sadece şiir sanatının anlatımı olarak bakmadım. Kitapta hoşuma gitmeyen bir yer var. O da kitapta sayfa kırk birde yer alan “Zira bir kadın ve bir köle bile iyi olabilir…” cümlesine dipnot olarak düşülmüş yazı: “Doğal olarak erkek dişiden daha üstün, dişi erkekten daha kötüdür.” cümlesi. Çok kaba bir söylem ve bu cümle belki biyolojik açıdan güçlülük üzerine söylenmiş olabilir, bilemeyiz ama en nihayetinde aşağılayıcı ve iğrenç bir söylem. Böyle bir yazardan böyle bir cümle beklemezdim. Tekrar konuya dönecek olursak yazar bu kitabında yazılan, anlatılan, çizilen her şeyin taklit olduğunu söylerken haklı aslında. Fakat bu kopyalayıcı bir taklit değil. Ortaya konulan eser ya da ürün etrafımızda gördüğümüz her varlığın zihnimizde oluştuğu biçimin birer yansıması ve taklit etme yöntemi ne olursa olsun özünde aynı. Çünkü kitapta sayfa dokuzda geçen “İnsanları çocukluktan itibaren hayvanlardan ayıran şey taklit etmeye en yatkın hayvan olmaları ve ilk öğrendiklerini taklit yoluyla öğrenmeleridir…” cümlesinde de söylendiği gibi taklit etmenin özünde insan vardır. Son olarak dürüst olmak gerekirse bu kitabın ödev olarak okunması gerekmeseydi ilgimi çekmezdi. Çünkü şiir sanatı üzerine yazıldığı için ön
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,1bin okunma
10/10
·127 syf.··
2022 43. kitabı
Öncelikle bu kitabı 26 Kasım 2022 tarihinde okuyup bitirdim ve gerçekten çok beğendim. Kitabı okumaya ilk başladığımda ufak çaplı bir şaşkınlık yaşadım çünkü cümleler yarıda kalıyor ve diğer sayfada başka bir şey anlatılıyordu. Unutmuşum, kitabın sol kısmında Ekmel Bey'in sağ tarafındaysa Derya'nın hikayesinin anlatıldığını. Yani kitapta iki karakter ve iki farklı hikaye bulunmakta. Tek kitapta, aynı anda iki hikaye anlatılması ve bu hikayelerdeki karakterlerin ortak yerde buluşması, tanışması çok güzeldi bence. Etkilendim. Ayrıca kitabı okurken küçükken yaşadıklarımız, aile içinde olan biten olaylar ileride kişiliğimizi hayata bakışımızı etkiliyor, evet ve bunu bu kitabı okurken de seziyor, hissediyorsunuz. Özellikle Ekmel Bey'in hikayesinde. Ekmel Bey'in annesinin hayatını özellikle çok merak ettim kitabı okurken; nasıl bu kadar soğukkanlı olabildiğini, neler yaşadığını, evlenmeden önceki hayatını keşke öğrenebilseydim. Derya'nın hikayesine gelince sanırım Ekmel Bey'e, Suzan karakterinin başından geçen her şeyi kendisi yaşamış gibi anlatması benim pek hoşuma gitmedi. Dürüst olabilirdi Derya. Suzan bu arada Derya'nın abisinin sevgilisi ve gerçekten sevebilen, sevdiğine sadık kalabilen nadir kişilerden. Ayrıca Suzan'ın defter tutma alışkanlığı hakkında olan kısmı kitapta okurken hafif tebessüm ediyorsunuz :) Derya'nın abisine olan bağlılığı, sevgisi, kıskançlığı vs. bana aşırı abartı geldi nedense, bir abim yok ama olsa da Derya kadar sevemezdim herhalde. Kitaptaki karakterler hakkında yorumlarım elbet bu kadar değil ama uzun lafın kısası kitap gerçekten çok akıcı, etkileyiciydi. Önerir miyim ? Evet :)
1000Kitap
Suzan DefterAyfer Tunç · Can Yayınları · 202520,3bin okunma
9/10
·163 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
Bu kitabı 8 Ekim 2022 tarihinde okudum bitirdim. Öncelikle Paulo Coelho çok sevdiğim bir yazardır. Kitapları; benimsediğimiz ve hayata geçirdiğimiz takdirde kendimizi daha iyi tanımamızı, etrafımıza daha dikkatli bakmamızı ve önemsiz gibi görünen ufak önemli detayları fark etmemizi sağlayan -bana göre- öğüt ve tecrübe doludur. Okçu'nun yolu adlı bu kitabı da tam anlamıyla böyleydi. Kısa, anlaşılır ve sade bir üslubu var. Hemen bitirebileceğiniz bir kitap. Biraz eksiklikleri varmış gibi hissettim ama. Mesela Tetsuya karakteriyle oğlanın aralarındaki diyaloglar daha fazla olabilir ve oğlan hakkında bizi bilgilendirebilirdi. Zira adı bile yok. İllüstrasyonları çok başarılı buldum. Ama kitap biraz daha dolu dolu olabilirdi. Çoğu sayfa boş kalmış gibi hissettim. Son olarak kitabın içeriğini ve vermek istediği mesaj çok hoşuma gitti. Sadece yay ve ok anlatılmıyor bu sporu hayata dair bir metafor olarak sunuyor bence. Ben öyle düşünerek okudum. Tavsiye eder miyim peki? Kesinlikle :)
Edebiyat
Okçu'nun YoluPaulo Coelho · Can Yayınları · 20217,8bin okunma
6/10
·126 syf.··
2022 31. kitabı
Bu kitabı 12 Ağustos 2022 tarihinde okudum ve bitirdim. Öncelikle kitaptaki 8 farklı hikayeden 3 tanesini sevdim diğerleri vasattı bana göre ve paranormallikle pek ilgisi yoktu. Başta derleyen kişinin kendi yazdığı hikayeler sanıp almıştım kitabı fakat beklentimin çok altındaydı. Kitapta beğendiğim hikayeler: 1- George Wharton Edwars, KLAVSEN BRUGGE 2- Ambrose Bierce, PANTERİN GÖZLERİ 3- Wm. T.Stead, GÖRÜNMEZ VARLIKLARIN FOTOĞRAFÇILIĞI Son olarak bu kitabı benim gibi paranormal, korku ve doğaüstü hikaye seven kişilere tavsiye etmem.
1000Kitap
Paranormal HikâyelerJoseph Lewis French · Karbon Kitaplar · 202169 okunma