1000Kitap Logosu
Erich Scheurmann
Erich Scheurmann
Erich Scheurmann

Erich Scheurmann

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.5
2.634 Kişi
8bin
Okunma
236
Beğeni
7,4bin
Gösterim
Unvan
Alman yazar, ressam
Doğum
Hamburg, Almanya, 24 Kasım 1878
Ölüm
Armsfeld, 4 Mayıs 1957
Yaşamı
Erich Scheurmann, 1878 doğumlu Alman bir yazardır. Çocukluğu ve tahsil hayatı daha çok resimler çizerek geçse de şüphesiz ki kariyerinin en önemli noktalarında yer alan Papalagi , dilimize Göğü Delen Adam | Ayrıntı Yayınları olarak çevrilen, kitabı ile büyük bir ilgi uyandırmıştır.
Uğur
Göğü Delen Adam'ı inceledi.
112 syf.
·
1 günde
·
8/10 puan
Kabile Şefimiz İğneliyor!
“Değerli kardeşlerim, sevgili kardeşlerim” kitabın farklı farklı bölümlerinde geçen bu sözler her defasında son dönemin popüler insanını aklıma getirtip, çıkartmadı bir türlü. Kitapta da karşıma çıkması, bilincime yapılan bir saldırı gibi... Göğü Delen Adam, asıl adı ile Papalagi.. Okurken, “Böyle düşünen insan kaldı mı?” diye soracağınız bir kabile reisinin görüşleri içeren düşündürücü bir eser ; Göğü Delen Adam. Farklı pencereden bakan, bakabilen insanlara her zaman saygı duymuşumdur, hele ki bu kendini bilmez çağda. Kitabın neredeyse tamamını beğenerek, benimseyerek okudum. İnsan ve toplumu ince eleyip sık dokuyan bir kalemin akıllarda yer edinmesi gereken düşüncelerini benimsememiz yararlıdır, kişisel ilişkilerde ve toplumsal ilişkilerde metod olarak kullanmak çok daha yararlıdır. Sosyolojik alanda başucu kitabı olarak kullanılabilecek bir yapıt. Kitabın içeriğini biraz daha açalım. Günümüzde en büyük sorunların başında gelen kavram “para”. Olmayınca dert tasa yaratır. Olunca da insanların ne denli değiştiği aşikar. Para olunca mutlulukda olur,diyoruz. Maddiyat her çağda büyük anahtar olma özelliğini kaybetmemiştir, ve kaybetmeyecektir hele ki globalleşen dünya yolculuğunda. Peki yazar ne diyor bu konu hakkında? Cevap ; “Yuvarlak metal ve Ağıt Kağıt”. Şöyle devam ettiriyor ; “Kulak verin bana, siz aklı başında kardeşlerim;inanarak kulak verin ki, kötülüğü ve beyazların korkusunu tanımamış olmanın mutluluğunu tadın. Misyonerin şu söyledikleri konusunda hepiniz tanıklık edebilirsiniz bana: Tanrı sevgiymiş. Gerçek bir Hıristiyan, sevgi düşüncesini her zaman göz önünde bulundurmalıymış. Ulu Tanrı için, beyaz adamın duaları da yeterliymiş. Onun tanrısı kandırdı bizi, açıkça dolandırdı. Papalagi de kendi tanrısını kandırıp fiştekledi bizi Büyük Ruhun sözlerini kullanarak aldatması için. Çünkü beyaz adamın gerçek tanrısı, kendisinin "para" adını taktığı yuvarlak metal ve ağır kâğıttan başka bir şey değildir.” “Ama her şeyden önce kendimizi paraya karşı koruyalım. Papalagi bizi kandırabilmek için parayı burnumuza sokar. Sözde bizi varlıklı ve mutlu edecektir. Daha şimdiden birçoğumuzun gözleri kamaştı ve bu hastalığa yakalandı bile. Eğer bu alçakgönüllü kardeşinizin sözlerine inanır, söylediklerinin gerçek olduğunu düşünürseniz, bilin ki para kimseyi ne daha mutlu ne de daha neşeli yapar. Yaptığı tek şey, insanın yüreğini kötü bir karışıklığa sürüklemektir. Parayla hiç kimseye yardım edemezsiniz; onu daha mutlu, daha güçlü ve neşeli kılamazsınız. Bu yuvarlak metali ve ağır kâğıtları en büyük düşmanınız olarak görün ve ondan nefret edin.” Paranın önemsizliği üzerine verilen bu sitemli dolu metinde ne kadar da haklı? Böyle düşünce evreni sarsın, diye yorumlar ve tebrik ederim. Beğendiğim ve tebrik ettiğim birçok görüşü var kendilerinin, hepsini yazmayacağım tabi. Ama yazmasam da olmayacak dediklerinden ; “Palmiye olgunlaşınca yapraklarını ve meyvelerini döker. Papalagi ise, yapraklarını ve meyvelerini dökmek istemeyen bir palmiye gibi yaşar. "Bunlar benim, siz yiyemezsiniz!" Peki, o zaman palmiye yeni meyveleri nasıl taşıyacak?Palmiyenin bilgeliği Papalagi'ninkinden kat kat yüksektir.” Kabile reisi konuşmaya devam ediyor, etsin tabi güzel konuşuyor. Fakat okurken bi samimiyetsizlik sezer gibi oldum. Kuşku duyduğum yerler oldu. Böyle düşünmeyi prim amaçlı mı yapıyor acaba, derken okuyan bir arkadaşıma danıştım. Kitabın ismini söyler söylemez, övgüler falan sel olup aktı. Sizden iyi olmasın ama hem iyi okur hem de iyi anlar. İçimde kalan bir parça kuşku böylelikle son bulmuş oldu. Okumanızı elbette tavsiye ederim, fiyatı da uygun. Yayınevine bir not ; Baskıya biraz daha dikkat etseniz hiç fena olmaz. Kitabı bitirdikten sonra kağıtlardan birkaçı kendi kendiliğinden kitabtan bağımsızlığını ilan ettiler. Okurken buruşmaması veya yıpranmamasına dikkat ederim fakat son sayfalar hep kendiliğinden yerinden çıktı. Teşekkürler. İncelemenin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Keyifli okumalar dilerim. Bir alıntı ; “Birinin her şeyi varken, diğerinin hiçbir şeyi olmamasına izin vermeyen geleneklerimizi sevelim.” (sf 42)
Göğü Delen Adam
8.5/10
· 8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
37
çağla
Göğü Delen Adam'ı inceledi.
112 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
papalagi gerçekle karşılaşıyor
Yazar beni kitapla dövse sanırım daha az hasar alırdım. • Tüm gün çalıştın, yoruldun ve işten eve dönerken bir de markete uğradın. Yüksek fiyatlardan biraz rahatsız oldun, ihtiyaçlarını alıp eve geldin. Bir kitap seçtin kendini iyi hissetmek, biraz dünyadan uzaklaşmak için. Belki de daha akıllı hissetmek için ve kitap senin tüm bu acınası dünyanı, kendinden daha aptal görebileceğin biri, bir kabile reisi tarafından sert bir şekilde eleştiriyor. Bütün acizliğin her sayfada daha çok ortaya çıkıyor. Kaşların çatıyor, karşı çıkmak istiyorsun ama çıkamazsın. Biliyorsun hepsinin doğru olduğunu ve artık bu hayata anlamsızlığını bilerek devam etmek zorundasın. • Kitapta kabile reisi Tuiavii bir konuşma yapıyor. Anlamlandıramadığı, yanlış gördüğü her şeyi kabilesine anlatıyor. Bizim açgözlü oluşumuz, meslek adı altında körelişimiz, paraya tapmamız ve nice insani dediğimiz iğrenç özelliklerimizi bize bir de kendi gözünden anlatıyor. Müthiş bir rahatsızlık hissi ile okuyorsunuz kitabı. Nasıl insanlıktan çıktığımızı düşündüm her bir sayfada ve aslında ne kadar da boşa yaşadığımızı. Okumanız benim naçizane görüşüm ama bıraktığımız insani duyguları yeniden yaşatmamız artık boynumuzun borcudur.
Göğü Delen Adam
8.5/10
· 8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
44
Ali ADA
Göğü Delen Adam'ı inceledi.
112 syf.
·
2 günde
·
10/10 puan
100 sayfa olup da bu kadar not aldığım başka kitap var mı, gerçekten hatırlamıyorum. Samao adası yerlilerinden birinin Avrupa'ya yerleştikten sonra, edindiği izlenimleri kendi yerlilerine anlatmasi üzerine kurulmuş bir eser. Yazar olan Samao yerlisi, Avrupalıyı Papalagi ismiyle seslenip onun yaşantısını dışardan bir gözle değerlendiriyor. Özellikle Papalagi'nin cok fazla şeye ihtiyaç duymasi ve yaşaması gereken an'ları, bu anlarin sağını solunu düşünmekten yaşayamadigindan dem vuruyor. 1920 yılında yazılmış bir eserin etkileri gün geçtikçe daha çok artıyor. Bu kitap da beni bu konuda düşünmeye itti demek istiyorum ama fazlasıyla ironik olacak sanırım. Fazla fazla okunmasını tavsiye eder öneririm. Her kitaplıkta olmasi gereken bir eser.
Göğü Delen Adam
8.5/10
· 8bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
27