Şiir Sanatı Üstüne

Poetika

Aristoteles
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·132 syf.··
2025 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2025 00:46
Aristoteles’in Poetika adlı eseri, sanatın özünü ve özellikle tragedyanın yapısını anlamak için temel bir başvuru kaynağıdır. Aristoteles, sanatın doğasını, işlevini ve kurallarını felsefi bir bütünlük içinde tartışır. Aristoteles tragedyanın seyirci üzerindeki etkisini katarsis kavramıyla açıklar. Yani korku ve acıma duygularını yaşatarak bir arınma sağlamak. Sanatın bir eğlence değil, aynı zamanda ruhu ve toplumu dönüştürücü bir işleve sahip olduğunu savunur. Sanat sadece güzellik üretmek değildir. Sanat insanın iç dünyasını geliştirir ve dönüştürür. Bu bakımdan sanatı anlayabilmemiz de önemlidir. Bugün, bir filmin, dizinin ya da benim de çok sevdiğim tiyatronun iyi olup olmadığını değerlendirirken aslında Aristotelesçi kriterleri (olay örgüsü, karakter derinliği, çatışma, çözüm) kullanırız. Okurken farkedeceğiniz üzere Hollywood senaryo yazarlarının çoğu, Poetika çizgisindedir. Kitap, sanatın taklit (mimesis) temeline dayandığını ileri sürer ve sanatları birbirinden ayıran üç temel ölçütü ortaya koyar. Kullanılan araçlar, taklit edilen nesneler ve taklit tarzı. Bu sınıflandırma, şiirden müziğe, dansa kadar bütün sanatları kapsayan bir çerçeve sunar. Sanat, Aristoteles’e göre, sadece nesneleri kopyalamak değil, insan eylemlerini, duygularını ve karakterleri canlandırmak yoluyla gerçeği ya da hayali bir dünyayı yeniden yaratmaktır. Bu bağlamda, şiir, müzik ve dans gibi sanatlar farklı araçlarla aynı taklit amacına hizmet eder. Örneğin müzik yalnızca ses ve ritimle, dans yalnızca beden hareketleriyle, şiir ise söz, ritim ve melodiyle gerçeği taklit eder. Öte yandan aynı araçlar kullanılsa bile anlatım tarzı farklılık gösterir. Bu durum destan, tragedya ve komedya arasındaki temel farkı belirler. Aristoteles şairleri yalnızca ölçüye göre sınıflandırmanın eksik
Sanat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
Puan vermedi·132 syf.··
2022 93. kitabı
Umberto Eco'nun Gülün Adı kitabını okuyanlar hatırlayacaktır, Baş Rahip, orta çağ manastırının o muhteşem kitaplığında yırtık bir el yazması buluyor,Aristoteles ‘in Poetika eserinin kayıp olan ikinci bölümünün yırtık parçası olduğunu iddia ediyordu. Aslına bakıldığında hiçbir zaman kayıp bölümler ortada yok.Aristoteles ,öldükten sonra yazdığı sayfalar öğrencisine kalır ve mahzende saklar,yıllar sonra bu yazmalar bulunduğunda eksik olan parçalar yine ortada yoktur.Sadece bulunan yazmalar yazılıp yayıma verilir.Yani hangi yayınevinden okursanız okuyun Poetika kitabı eksik olacaktır. Kaldığım yerden devam edeyim; Umberto Eco’da Aristoteles'in kayıp olan parçalarının olmadığını bildiği için kurgusunu bu şekilde oluşturup Gülün Adı adlı romanını yazıyor .Eseri Okumayanlar için ufak bir (Bilgi ) : Gelelim Poetika kitabımıza: 2400 yıllık,Felsefe tarihinin ilk sanat eseridir. “Sanatçı taklit eder. Hayatta vâr olan gerçekliği,hayalleri vurgulayarak her şeyi taklit ederek bizlere sunar”diyen Aristoteles, tragedyalarının yazılış sebebinden ,içeriğinin nasıl oluştuğunu,komedya türünün oyuncularıyla bağlantısını, tarihimizde sanatı araştıran,tüm sanatları birbiri ile karşılaştırmalarını yapan,tiyatro eserlerini irdeleyen,şiirlerin ruha iyi geldiğini,her kelimenin derinliğini kendi gözlemine dayalı olarak,sanatın soyut bilgilerini bizlere açıklıyor. Son olarak şunu belirtmem gerekiyor. Poetika eserini okumayı düşünenler,ilk önce Homeros'un İlyada -Odysseia ve Nietzsche ‘in Tragedyanın Doğuşu eserlerini okumakta faydası olacak çünkü kitabın anlaşılırlığını artacak,yoksa arafta kalabilirsiniz.Ne demek istedi,neden oldu gibi sorular kafanızda oluşmayacaktır.
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
10/10
·132 syf.·
Beğendi
·
2022 44. kitabı
Herkese selam, Uzun bir aradan sonra sizlerleyim. Ağustos ayı için ilk okuma #aristoteles 'in #poetika 'sı oldu. Seyahat ederken okuduğum kitap, sanatta edebiyat ve dil konularını içeriyor. En eski felsefi araştırma olan Poetika, şiirde ölçü, olay örgüsünde bütünlük, tragedya ile epik şiir arasındaki benzerlik ve farklılıklar gibi birçok konu barındırıyor. Aristoteles'in şiir sanatı ve tiyatroya yönelik tespitleri bugün bile sanat felsefesi alanında yararlanılabilecek nitelikte olduğu için Poetika, yalnızca şiir ve tiyatro değil, genel olarak sanatla ilgilenen herkes için kesinlikle önemli bir kaynak. Aristoteles büyük oranda drama üzerinde çalıştığı için tragedyanın analizi, araştırmasının çekirdeğini oluşturmuştur. Homeros, Empedokles gibi önemli isimlerden örnekler vermesi de anlatımı ilgi çekici kılıyor. "... ister canlı bir organizma, ister parçalardan oluşmuş olsun güzel dediğimiz bir nesne sadece düzenlenmiş kısımlara değil, aynı zamanda belirli bir büyüklüğe de sahip olmalıdır. Çünkü güzellik hem büyüklüğe hem de düzene bağlıdır." "Erdemli birinin bir anda mutluluktan mutsuzluğa doğru değişen kaderi acıma ya da korku uyandırmak yerine bizi sadece şaşkınlığa uğratır. Aynı şekilde sıkıntılı durumda bulunan kötü bir adamın talihinin dönmesi gibi bir durum da tragedyanın ruhuna aykırıdır çünkü bu durum ne ahlaki bir duyguyu tatmin eder, ne de korku ve acıma duygusu uyandırır."
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 17:45
"O halde bir yandan tragedya ve destan, bunların türleri ve öğeleri, kaç tane oldukları ve birbirlerinden nasıl ayrıldıkları, bir eserin iyi olup olmamasının nedenleri, eleştiriler ve çözümler hakkında bu kadar konuşulmuş olsun." Aristoteles'in Poetika eserinin sonu bu şekilde bitiyor ve aslında metni de özetleyen bir cümle çıkıyor ortaya. İlgisi olanlar için okunması gereken kitaplardan biri.
Felsefe
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
10/10
·132 syf.··
Beğendi
·
2024 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2024 00:00
Aristoteles'in başka bir hayranlık verici eseri. Kitap, "Şiir Sanatı Üzerine" alt başlığını taşıyor ama bu başlık okuru yanıltmasın. Çünkü kitabın esas konusu bugünkü anlamda şiir değil. Kitabın konusu; sahne sanatları, özelde de tragedya (tiyatro). Döneminde bu tip eserler (ve diğer eserler de) şiir formunda yazıldığı için böyle bir başlık normal karşılanabilir. Eser pek çok açıdan kıymetli. Öncelikle 2500 yıl öncesinde bir tiyatro oyununun nasıl olması gerektiğinin bilgisini bu kitapta buluyoruz. Bugün de aynı kurallar neredeyse tamamen geçerli. 25 başlıkta, bir öykünün (senaryo da diyebiliriz) dilinden karakterlerine, olay örgüsünden hikâyenin nasıl sonuçlanması gerektiğine kadar bilgiler içeriyor. 1980 yılında, Umberto Eco'nun yazdığı, Gülün Adı isimli roman, Aristoteles'in Poetika kitabının ikinci bir cildi olduğundan bahseder. Elimizdeki kitap, tragedyayı konu alırken bu kayıp ikinci cildin komedya hakkında olduğu ileri sürülür. Poetika'nın elimizdeki bu cildinde de sanki gerçekten ikinci bir cilt varmış gibi cümleler var. Eco'nun romanı ve 1986 yılında aynı isimle sinemaya aktarılan filmi de ilgi çekici.
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
Puan vermedi·132 syf.·
2024 38. kitabı
Aristoteles’in bu eseri yazmaktaki amacı şiir sanatını tanıtmak, şiirle tragedya, destan ve komedya arasındaki farkların hangilerini olduğunu ortaya koymak. Eser 2400 yıllık, Felsefe tarihinin ilk sanat eseridir. Eserin MÖ 335 yılında yazıldığı tahmin edilmekle birlikte, Aristo’nun hocası Platon’dur. Kitap genel olarak bir şiir anlatısı. Aristo aynı zamanda Büyük İskender’in de hocası. Bu eserin sadece bir kısmı günümüze kadar ulaşmış, okurken bu hissediliyor. Şiirin ve tiyatroya ilgisi olanlar için eşsiz bir eser. #MTO’da #100kitaplistesinden #Beşinciaşama kitaplarımızdan birisi olan bu eseri okumamıza vesile olduğu için @yusufkaplanw hocamıza teşekkür ederiz.
1000Kitap
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
Anlatı dilinin temeli
Puan vermedi·132 syf.··
2024 10. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2024 03:22
Bence Senaryo, Anlatı kuramı, klasik anlatı öncesi okunması gereken ışık tutacak kitaptan biri. Size anlatı sanatını anlatırken çeşitli hikaye, kitap ve kişilerden örnek/alıntı yaparak anlatıyor. Felsefe kitabı denilebilir ama em yumuşak anlatım en anlaşılabilir anlatım dili var.
Felsefe ve Düşünce
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20215bin okunma
Hayatın Aynasında Sanat( Poetika)
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 01:12
Poetika Üzerine Öncelikle bu eseri daha önce okumamış olduğum için hayıflandığımı söylemeliyim. Sayfa sayısı az olmasına rağmen, her satırıyla okuru aydınlatan son derece etkileyici bir yapıt. Şimdiye kadar okuduğum pek çok eserin, burada anlatılanlar ışığında daha anlamlı hâle geldiğini fark ettim. Hatta yalnızca edebî eserleri değil, yaşadığımız hayatı bile daha iyi kavramamı sağladığını söylersem abartmış olmam. Aristoteles’in Poetika’da söylediği gibi sanat aslında bir taklittir. Hayatın kendisi de kimi zaman bir drama, kimi zaman bir komedi, bazen bir tragedya, bazen de bir destan gibi yaşanmaz mı? Bu açıdan sanat, hayatın bir yansımasından başka bir şey değildir. Bu noktada Aristoteles, hocası Platon’dan ayrılır. Platon, şiiri ve ozanı küçümser; onları ideal devlet anlayışından uzak tutar. Ona göre zaten ideaların bir kopyası olan dünyanın sanat yoluyla yeniden taklit edilmesi anlamlı değildir. Aristoteles ise farklı düşünür. Ona göre sanat yine bir taklittir; fakat bu taklit, insan eylemlerinin, olayların ve yaşamın taklididir. İnsanlar bu yolla haz duyar ve aynı zamanda ruhsal bir arınma yaşar. Aristoteles bu eserinde sanatın taklit yoluyla nasıl daha güçlü ve etkileyici hâle getirilebileceğini gösterir. Destan, tragedya, komedi ve şiir gibi türlerin nasıl kurulması gerektiğini anlatırken bunu katı kurallar şeklinde değil, insan deneyimini anlamaya yardımcı olacak bir bakış açısıyla sunar. Bu nedenle eser yalnızca okuduğumuz metinleri değil, hayatın kendisini de daha anlamlı kılan bir rehber niteliği taşır. Nitekim Umberto Eco’nun Gülün Adı romanında okunması yasaklanan kitabın Poetika olması da dikkat çekicidir. Bu eserin neden bu kadar etkili ve aydınlatıcı olduğunu kitabı okuduğumda çok daha iyi anladım. Kitabın çevirmeni Samih Rifat da önsözünde eserin
İnceleme
PoetikaAristoteles · Can Yayınları · 20075bin okunma
6/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2024 00:00
Öncelikle kitabın üslubu sade, açık ve anlaşılır olduğundan kitabı okurken zorlanmadım. Sadece yazar anlattığı konuya ilişkin örnekler verirken çok fazla Yunan edebiyatından ve mitolojisinden terim kullandığından dolayı okurken kafa karışıklığı yaşadım. Bu da okurken duraklamama neden oldu. Kitap tragedya, destan ve komedi üzerine bilgiler verse de en çok tragedyanın üzerinde duruyor. Bende tragedyanın özelliklerini, anlatım yapısını ve diğer birçok özelliğini okurken senaryo yazımı üzerinden değerlendirme yaptım. Aslında böyle daha açıklayıcı oldu benim için. Çünkü kitaba sadece şiir sanatının anlatımı olarak bakmadım. Kitapta hoşuma gitmeyen bir yer var. O da kitapta sayfa kırk birde yer alan “Zira bir kadın ve bir köle bile iyi olabilir…” cümlesine dipnot olarak düşülmüş yazı: “Doğal olarak erkek dişiden daha üstün, dişi erkekten daha kötüdür.” cümlesi. Çok kaba bir söylem ve bu cümle belki biyolojik açıdan güçlülük üzerine söylenmiş olabilir, bilemeyiz ama en nihayetinde aşağılayıcı ve iğrenç bir söylem. Böyle bir yazardan böyle bir cümle beklemezdim. Tekrar konuya dönecek olursak yazar bu kitabında yazılan, anlatılan, çizilen her şeyin taklit olduğunu söylerken haklı aslında. Fakat bu kopyalayıcı bir taklit değil. Ortaya konulan eser ya da ürün etrafımızda gördüğümüz her varlığın zihnimizde oluştuğu biçimin birer yansıması ve taklit etme yöntemi ne olursa olsun özünde aynı. Çünkü kitapta sayfa dokuzda geçen “İnsanları çocukluktan itibaren hayvanlardan ayıran şey taklit etmeye en yatkın hayvan olmaları ve ilk öğrendiklerini taklit yoluyla öğrenmeleridir…” cümlesinde de söylendiği gibi taklit etmenin özünde insan vardır. Son olarak dürüst olmak gerekirse bu kitabın ödev olarak okunması gerekmeseydi ilgimi çekmezdi. Çünkü şiir sanatı üzerine yazıldığı için ön
Edebiyat
PoetikaAristoteles · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2024 7. kitabı
• Poetika, sanatta edebiyat ve dil konularını ele alan, günümüze ulaşmış en eski felsefi araştırmadır. Aristoteles bu metinde komedya, tragedya, hiciv ve epik şiir kategorilerini ayrı ayrı ele alır. Tüm bu türlerin ortak özelliği, taklit yani mimesis unsurunu barındırmalarıdır. • Aristoteles’in şiir sanatı ve tiyatroya yönelik tespitleri bugün bile sanat felsefesi alanında yararlanılabilecek niteliktedir. Bu bakımdan Poetika, yalnızca şiir ve tiyatroyla değil, genel olarak sanatla ilgilenen herkes için önemli bir kaynaktır. • Herkese keyifli okumalar diliyorum..!
PoetikaAristoteles · 20225bin okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.