1000Kitap Logosu
Cansu
TAKİP ET
Cansu
@Birkitapeli
Istanbul
156 okur puanı
01 Oca 2021 tarihinde katıldı.
100
Kitap
83
İnceleme
150
Alıntı
0
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
301 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Lacra İmparatorluğunun Kralı Flarka, General Rhadam, Kraliyet Muhafızları Komutanı Marek ve Krallığının Lady'si Flavia'da dahil olmak üzere askerlerleriyle birlikte Kuşluk Ormanına ava çıkarlar. Ava çıktıktan kısa bir süre sonra Artel şehrinde konaklarlar. Şehrin valisi Pauly, Kral Flarka'ya karşı haddini fazlaca aşacaktır. Flarka haddini daha sonra bildirmek için bekleyecektir. Ta ki Pauly Lady Flavia'yı kaçırana kadar... Artel'den çıkan grup, ormana ulaştıklarında hava av için uygun değildir ve peşlerinde birinin kendilerini izlediklerini görmüşlerdir. Gece olmuş ateş yakılmış ve etraflıca otururlarken Rhadam bir efsaneden bahseder. Yaklaşık 1000 yıl önce ilk ejderhanın görüldüğü ve hangi mağaralarda bulunduğu, insanların ejderhalara savaş açması sonucu  o dönemin ülke kralı Hadera tüm mağaraları barut fıçılarıyla patlamıştır. Bu dönem tarihe Karanlık Yüzyıl olarak geçmiştir. Bütün yaratıklar vadiye kapatılmış ama sebep oldukları sorunlar hiç bitmemiş ülkenin kralına lanet edilmiştir. Uzun yıllar boyunca adına lanetler okunduğu için adı Lanetli Kral kalmıştır. Peşlerindeki gizemli adam ortaya çıktığında isminin önemini çok sonra anlasalarda Sakha, başlarda birçok askerin ölümüne sebep olmuş ama sonradan onları Skart'lara karşı korumak için görev almıştır. Kehanetçilerin rüyalarına bile giren bu adam ejderhaların ülkesini yerle bir etmesi üzerine travma yaşamış ve ülkesini terk etmiştir. Halk o günden sonra Sakha'ya Sürgün Kral adını vermiştir. Sürgün Kral neden Lacra İmparatorluğunda ortaya çıktı? Pauly yüzünden kaçırılan Flavia kurtulacak mı? Rhadam ve Marek cephesinde neler olacak? Ejderhalarla savaş tekrar başlayacak mı? Fantastik-kurgu severlerin dikkatini çekeceği bir kitap okudum. Filmlere konu olacak bir kurgusu var. Goblin ve ejderhaların konuk olduğu heyecan dolu bir romandı. En sevdiğim kısım korsanlarla savaştıkları kısım oldu. Aksiyonu bol, heyecanı bitmeyen kurgusuyla bir solukta okuyacağınız bir kitap. Ben çok severek ve keyif alarak okudum. Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen kaleminin kalitesi, kitap için verdiği emek açıkça gözüküyor. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Sürgün Kral'ın Laneti
Okuyacaklarıma Ekle
4
232 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Öfke aklı esir alınca merhamet kalpten firar edermiş." 1900'lü yıllarda Kızılırmak kıyısında, Bengü ovasında Rum ve Ermeni çeteleriyle mücadele eden insanların, bunun yanında yoksulluk ve imkansızlıklarla da mücadelesini konu alan bir kitap okudum. Bu kötülüklerin yanında Atabey ve Aynazik'in imkansız ama bir o kadar da güzel aşkları kaleme alınmış. Bu aşıklar Aynazik'in babası Haşim yüzünden kavuşacaklar mı? Osmanlı'nın çöküşünü fırsat bilen Rum ve Ermeni çeteleri köylere baskın düzenlemiş ve herkesi katletmişlerdir. "Kızılırmak kıyısında, Anadolu’nun yarı bozkır coğrafyası Bengü Ovası’nda masum Anadolu çocuklarının, despot bir zihniyetin pençesinde, zamanın şartlarıyla, yoksullukla, Rum ve Ermeni çetelerle mücadelesinin gözünü kırpmadan okuyacaksınız. Atabey ile Aynazik’in, sevdaları için nelerden vazgeçtiğini, aşkları uğruna hangi bedelleri ödediğini okudukça gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız. Bengü Ovası’nın gizemini çözdükçe, kızıl suratlı nehrin çocuklarının aşklarına ve dostluklarına hayran olacaksınız. Sizin köklerinizi anlatan bu kitabın her sayfasında mutlaka kendinizden bir şeyler bulacaksınız."
Bozkırın Çocukları
Okuyacaklarıma Ekle
3
160 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Şimdi ben bu dünya da sensiz ne yapacağım? Nasıl nefes alabilirim sen toprağın altındayken. Nasıl seni orada gece yalnız başına bırakabilirim? Korkarsın sen karanlıktan." Hamile olduğunu öğrendiği andan itibaren tüm duygularını kaleme alan bir anne adayı düşünün. Bu serüvende ne hissediyorsa mektup haline getirir. Hamilelik boyunca doğuma kadar yazılan mektuplar doğumdan sonra da devam eder. Arkadaşı Pelin'in başına gelen talihsiz olay yüzünden kendisi de fazlaca üzülmüş ve dünyaya getirdiği kızının üzerine fazlaca düşmüştür. Bu onu hasta edene kadar böyle devam ederken hastaneye yatırılmıştır. Psikolojisi iyice bozulan anne daha da kötüleşir ve olmayan şeyler görmeye başlar. Hastaneden çıktıktan sonra eşini kaybeden kadın eşinin gerçekte onu ne kadar sevdiğini daha iyi öğrenmiştir. Kızına babasının yurt dışına gittiğini ve uzunca bir sürede gelmeyeceğini söylemeyi düşünse de vazgeçip gerçeği söylüyor. Daha fazla detaydan bahsetmemek adına, geri kalan kısmını kitabın okurlarına bırakıyorum. Devamında daha hüzünlü şeyler kaleme alınmış. Hissiyatı yüksek bir kalem, okurken anne olsanız da olmasanızda yüreğinize düşen sızı gözünüzden akıyor. Duygusal biri olarak bolca hüzünlendiğim bir kitap oldu. Maneviyatı da yüksek bir kitap, Kuran-ı Kerim'den ayatlere de yer verilmiş sanırım kitabın en sevdiğim yanı bu oldu diyebilirim. Son sayfalarında bebeğin anne karnında Allah ile olan diyaloğu da var. Kitap, Doğmadan bir gün önce bebeğin dünyaya gelince ne yapacağını sorması, Allah'ın bebek için bir melek yarattığını, bu meleğin annesi olduğu konuşmasıyla noktalanıyor. Kesinlikle okunmasını istediğim, kalbe dokunan, hüznüyle hüzünlendiren, derdiyle dertlendiren bir kitap.
Anne Olan Bilir
9.4/10
· 22 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
9
288 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
"Püskürtüğü suyun miktarını arttıran Gölge, Çık artık bu masum bedenin içinden, dedi. Ait olduğun belirsizliğe, karanlık zindanlara geri dön." Sağlık Bakanlığına bağlı Dış Denetim Teftiş Birimi'nde görev alan Ali ve eşi Filiz son anda teftişe dahil olan Cengiz ile birlikte Sedef Adası Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine giderler. Yoğun kar yağışı nedeniyle iptal olan seferler sayesinde geceyi hastanede geçirmek zorunda kalacaklardır. Hastanede 18 yıl boyunca tedavi gören bir hastanın heyet kararıyla tahliye edilip, edilmemesinin kararı verilecektir. Akıl hastanesinin Başhekimi Oktay ve Uz.Dr. Necdet önderliğinde hastane ve hastalarla alakalı bilgiler edinirlerken, aslında tek bir kişi için gelmişlerdir. Bu hasta Bekir Cankoz'dur. Esrarengiz hasta ve onun geçmişine ait bilgiye sahip olsalarda, kurul öncesi hastayı gördüklerinde daha net karar vereceklerdir. Ali, heyet toplanmadan Bekir'le bir süre aynı odada kalan Haydar ile özel bir görüşme yapacaktır ve bunu sadece Oktay biliyordur. Buraya kadar herşey normal seyrinde ilerlerken kurul toplanıp kararlar açıklandıktan sonra olayların gidişatı tamamen değişir. 15 yaşındayken ailesini katleden Bekir Cankoz olan bazı olaylardan da sorumlu tutulacaktır. Bu ithamlar Bekir'i fazlasıyla öfkelendirir ve sonucu kötü olacaktır. Seneler önce, kardeşi Engin ile Bekir'in yaşadığı korkunç olay ne? Haydar, Ali'ye hangi gerçekleri anlattı? Ali, Filiz ve Cengiz'in hastanede kaldığı gece neler yaşanacak? Akıl hastanesinde yaşanan ürpertici sırlar nasıl ortaya çıkacak? Gerilim dolu bir kurgu okudum. Tüyler ürperten olaylar ve bu olayların gidişatını okurken zihnimde satırlar birer sahneye dönüştü. Uzun zamandır gerilim türünde beni bu kadar etkileyen bir kitap okumamıştım. Ustalıkla kaleme alınan #gecegelen kitabı sürükleyici yönüyle akıp gidiyor. Kurgusu tek kelimeyle efsaneydi. Paranormal yönüyle gerilirken, polisiye yönüyle heyecan doruklara çıkıyor.Devam kitabının çıkacağını umut ederek merakla bekliyorum ve korku-gerilim severlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Okuyun derim.
Gece Gelen
9.2/10
· 69 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3