James Watson ve Francis Crick Hayatın Yapıtaşları

·
Okunma
·
Beğeni
·
835
Gösterim
Adı:
James Watson ve Francis Crick Hayatın Yapıtaşları
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754034073
Orijinal adı:
Francis Crick and James Watson: And the Building Blocks of Life, 1998
Çeviri:
Ulaş Apak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
Yaklaşık yarım yüzyıl önce yaptıkları keşif sayesinde adları daima bir arada anılan James Watson ile Francis Crick aslında sadece birkaç yıl birlikte çalışmışlardır. Ama keşifler o kadar önemliydi ki, o kısa süreli işbirliği moleküler biyolojinin günümüzün en gelişmiş ve sonuçları gündelik hayatımızın en fazla yansıyan bilim dallarından biri olmasını sağladı.
(Tanıtım Bülteninden)
112 syf.
·Beğendi
Watson ve Crick... Bu iki zeki bilim adamının hayatları DNA molekülü üzerinde yaptıkları çalışmalarla kesişir. Kitapta hayatın sırrını taşıyan DNA molekülünün keşfini, proteinleri sentezleyen organelin ribozom olduğunu ve İnsan Genom Projesi anlaşılır ve detaylı bir biçimde anlatılıyor. Watson ve Crick'in bu çığır açan keşfi belki de moleküler biyolojinin temellerini atmış oldu.
Erdi Gürbüz
Erdi Gürbüz James Watson ve Francis Crick Hayatın Yapıtaşları'ı inceledi.
112 syf.
Watson-Crick ismini hepimiz lise yıllarında biyoloji dersinde duymuşuzdur. Ve tabi Dolly isimli klonlanan ilk memeli. Bu kitap, bu iki bilim adamının, DNA'nın yapısının keşfini ve sonraki yıllardaki kariyerlerini bizlere sunuyor.

Ayrıca bana tekrardan bilimsel keşiflerin, sadece keşfi yapan kişilerin %100 eseri olmadığını, bir çok bilim adamının katkılarıyla ortaya çıktığını bir kez daha hatırlattı. Einstein'ın da dediği gibi. Başarısının sırrı sorulduğunda " devlerin omuzunda yükseldim" diyordu.
112 syf.
·4 günde·7/10 puan
Aslında bir çoğumuzun bildiği DNA, genom, protein dizisi, RNA, kromozomlar hakkındaki bilgileri, o dönemde yaşanılanları sıkmadan kronolojik bir sırayla hikayeleştirerek anlatan bir kitap. Ayrıca bu kitapta her bilimsel yenilikte olduğu gibi cesur olmayı, fikirlerini savunabilmeyi, sana karşı gelebilecek birçok kişiyle göğüs göğüse çarpışabilmeyi, pes etmemeyi yaşanmışlıklar üzerinden öğütlüyor.
Gerçekten de Tıp tarihinin en önemli buluşlarından biridir DNA. Sonrasında gelen İnsan Genomu Projesi ile birçok hastalığa çözüm bulunabilecek belki ilerde farmakolojiyi de kökten değiştirerek gelecekteki ilaçların spesifik bir şekilde sadece hastalıklı gen üzerine etki göstererek hem hastalığı tedavi edecek hem de olası yan etkileri ortadan kaldırabilecektir.
Watson ve Crick insanlığa yaptığını bu katkıdan dolayı teşekkürler, ruhunuz şad olsun.
DNA'nın bilgi taşıyan bölümüne gen adı verilir. Genler insanlar da dahil olmak üzere bütün canlı varlıkların temel yapısını belirler; dolayısıyla DNA'ya yaşamın en önemli molekülü gözüyle bakılır. Özel olarak, genler vücudun büyük bölümünü oluşturan moleküller olan proteinlerin üretimine ilişkin bilgiyi taşır. Dolayısıyla Watson ve Crick DNA'nın yapısını tanımladıklarında, hâlâ büyümekte ve gelişmekte olan ve tıbba ve biyolojinin tamamına giderek daha fazla etki eden bir alan olan yeni bir genetik bilimine -ve onun ötesinde moleküler biyoloji bilimine- giden kapıyı açmış oldular.
Watson'la Crick'in cevabını bulmaya çalıştıkları DNA'yla ilgili soru, yani DNA'nın kesin moleküler yapısı bir yüzyıldan daha uzun zaman öncesine, Gregor Mendel adındaki bir Alman keşişin gözlerden uzak yaptığı çalışmalara kadar uzanıyor.
Sevilen bir çocuk değildim. Herhalde genelde doğru olduğunu düşündüğüm şeyi söylediğim için. O günlerde terbiyenin korkunç olduğunu, önemli olanın gerçek olduğunu ve terbiyenin çoğunlukla gerçeği gizlediğini düşünürdüm.
Rekombinant DNA teknolojisi hem yeni bir endüstri, hem de tıpta yeni bir alan haline geldi. Tıpta kullanılan proteinler, örneğin insülin ve insan büyüme hormonu genetik mühendisliğiyle üretiliyor.
Bir hücredeki bütün kromozomları çıkarıp çözebilseydiniz yaklaşık 180 santimetre uzunluğunda olurlardı. Bu 180 santimetrenin içinde bir yerlerde, görünüşte hiçbir amacı olmayan uzun DNA bölümleriyle birbirinden ayrılmış 50.000 ila 100.000 gen olurdu.
Crick: " Eğer benim aklıma bir fikir gelirse ve sonradan bunun meselenin özüne teğet geçtiği ortaya çıkarsa Watson bana kesin bir dille bunun saçma bir fikir olduğunu söylerdi, tersi durumda ben de aynı şeyi yapardım. Bu tür bir işbirliğinin gerektirdiklerinden biri birlikte çalıştığınız insana karşı tamamen dürüst, hatta neredeyse küstah olmanızdır. Sizden çok daha küçük ya da çok daha büyük biriyle çalışmak yararsızdır, çünkü nezaket sinsice araya girer ve bu bilimde iyi bir işbirliğinin sonu demektir."
Watson ve Crick daha sonra yayımladıkları makalelerden birinde "bazların sırası genetik bilgiyi taşıyan koddur" dediler. Bu fikir Crick'ten gelmişti. Crick, o zaman için cüretkâr sayılacak iki varsayımda bulunuyordu. Bu varsayımlardan biri bir proteindeki aminoasitlerin sırasını sadece ve sadece DNA’daki nükleotitlerin belirlediğiydi. Daha da cüretkâr olan diğer varsayım ise protein üretmek için DNA molekülünde taşınan bilgiden başka hiçbir bilgi gerekmediğiydi: DNA'dan gelen bilgi bir aminoasit ipliği oluşacak şekilde tercüme edildikten sonra bu iplik -yani bir proteinkatlanıp biyolojik olarak etkin üçboyutlu biçimine geçer. Ama Watson ve Crick protein üretilmesi için bilginin DNA'dan nasıl aktarıldığının hâlâ bilinmediğini fark ettiler.
Aslında daha DNA'nın yapısı tanımlanmadan önce Watson'ın DNA bilgisinin hücrelere nasıl aktarıldığı konusunda bir fikri vardı -protein üreten RNA moleküllerinin üretilmesini yöneterek. İleride "O sırada ortada olan bütün kanıtlar bana DNA'nın RNA zincirlerinin yapılmasını sağlayan şablon olduğunu düşündürmüştü." diye yazacaktı. “Buna karşılık RNA zincirlerinin de protein sentezi için şablon olmaları olasılığı yüksekti. ( ..... ) Masamın arkasındaki duvara üzerinde DNA->RNA->protein yazan bir kâğıt parçası yapıştırmıştım. Oklar kimyasal dönüşümleri değil, genetik bilginin DNA moleküllerindeki nükleotit dizilerinden proteinlerdeki aminoasit dizilerine aktarıldığını ifade ediyordu.”
Crick bir toplantıda araştırmacılara on ya da yirmi yıl içinde psikoloji bölümlerindeki araştırmaların "moleküler psikoloji" üzerinde çalışıyor olacağını söyledi.
New York'taki Rockefeller Enstitüsü'nde çalışan Albert Claude ve George Palade gibi bilim insanları bu örnekleri incelemeye başladıklarında hücrenin çekirdeğinin dışındaki kısım olan sitoplazmanın birbirlerine bağlı bir kanallar, lifler ve borueuklar ağıyla dolu olduğunu gördüler. Bu ağa çok geçmeden "hücrenin içindeki ağ" anlamında "endoplazmik retikulum" adı verildi. Endoplazmik retikulumda çok fazla sayıda, yaklaşık l50 angstrom birimi çapında küçük, yoğun, küresel parçacık olduğu görüldü. Bir santrifüjde çevrildiklerinde, ribozom ismi verilen bu parçacıkların RNA ve protein içerdiği keşfedildi.
İnsan Genomu Projesi muazzam bir girişimdir. Watson’ın da dikkat çektiği üzere, insan genomunda yaklaşık 5 milyar baz, insan hücrelerinde de 50.000 ile 100.000 arasında gen vardır. Proje başladığında 5000 civarında insan geni belirlenmiş, ama bunlardan sadece 1900 kadarının kromozomlarının haritası çıkarılmıştı. Genler tüm genomun sadece yaklaşık yüzde ikilik bir kısmını oluşturur. Gen olmayan bazı DNA'lar genlerin çeşitli biçimlerde işlemesine yardımcı olur, ama geri kalanlar bir işe yaramaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
James Watson ve Francis Crick Hayatın Yapıtaşları
Baskı tarihi:
Haziran 2007
Sayfa sayısı:
112
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754034073
Orijinal adı:
Francis Crick and James Watson: And the Building Blocks of Life, 1998
Çeviri:
Ulaş Apak
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
TÜBİTAK Yayınları
Yaklaşık yarım yüzyıl önce yaptıkları keşif sayesinde adları daima bir arada anılan James Watson ile Francis Crick aslında sadece birkaç yıl birlikte çalışmışlardır. Ama keşifler o kadar önemliydi ki, o kısa süreli işbirliği moleküler biyolojinin günümüzün en gelişmiş ve sonuçları gündelik hayatımızın en fazla yansıyan bilim dallarından biri olmasını sağladı.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 45 okur

  • Makbule Kocabaş
  • nebulatör
  • Berk YAN ya da hayata atılmış bir virgül.
  • Oğuz Gökdoğan
  • Fatih
  • Gürhan Şahin
  • Emre Ayhan
  • Banu inci
  • Beatle
  • Şeyda

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%16.7 (2)
8
%25 (3)
7
%33.3 (4)
6
%8.3 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0