Sana kızıyor muyum; evet! Seni özlüyor muyum; evet! Seni ele geçirirsem boğmak istediğimi de, boynuna sarılmak istediğimi de bilesin.... ama hangisini önce yapacağıma ben bile karar veremiyorum. Sana dair bütün iyiler benim içimde; ve bütün kötüler de....
Zaten o günden sonra benimle fazla kelam etmedi. Yüzüme bakar konuşur, elini uzatır konuşur, ayağa kalkar veya oturur konuşurdu. Kelimeler olmazdı, ses duyulmazdı ama o benimle konuşurdu. Kimse hissetmezdi ama o benimle konuşurdu.
Yıllarca alelade bir ses diye dikkat etmediğim onun ayak seslerine şu anda neler yakıştırıyorum neler!.. Onun ayaak sesinin gelişini dinleyerek bir ömür boyu orada öylece bekleyebilirdim. O geliyor okacaksa, onun gelişini hissederek yaşlanmak elbette büyük bahtiyarlıktır.