Halil ÜÇAĞAÇ

Halil ÜÇAĞAÇ
@halilucagac
Hayatta bir amacı olmayan arkadaştan daha zararlı bir şey olamaz!
Önce bir defa şu suali sormağa mecburuz :Acaba hangi sebepten dolayı bütün insanlıkta ilim yavaş yavaş ilerlerken Asr-ı Saadet'le birdenbire bugünkü manada hakiki ilim olmaya başlıyor? Bu başlayışın kaynağı, insanlığa bu hızı veren tılsım nedir? Bu sualin cevabını Kuran'ı Kerim'den başka bir şeye bağlamak mümkün mü? İnsanların ilim sahasındaki bu büyük inkişafların tılsımı dünya ve ahiret saadeti getiren Kuran'ı Kerim'den başka bir şey değildir. "
Sayfa 71
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Amenna!
"Şimdi soruyorum, dedi o arkadaş, eğer hakikaten mutlak bir hakikat varsa bu hakikat birbirlerini tekzip eden Batılıların arasında mı, yoksa birbirlerini teyid eden Müslümanlar arasında mı? Hakikat tekzip olunur mu!? Ama Batılıların işleri güçleri birbirlerini tekzip etmek. Bir hakikat varsa ki muhakkak vardır elbette İslam alimlerinin getirdiklerinin içindedir. "
Sayfa 72
Ne güzel bir bitirmedir hocam
"Sözlerimi şu ayeti kerimenin duasıyla bitiriyorum:" Rabbim, benim ilim ve anlayışımı arttır ve beni salihler zümresine ilhak et. " (AMİN)
Sayfa 73
Batı'nın ilimden habersiz oluşu iddiasının bir nevi ispatı!
"Einstein bütün bu meselelerle senelerce uğraştıktan sonra ömrünün sonlarına doğru :" Ben ömrümde uzun müddet, hakikaten bu madde ile enerji ile kuvvetle uğraşıp bir sürü hesaplar yaptım ama bütün ömrüm boyunca bunların ne olduğunu anlayamadım. Hatta size bir şey söyleyeyim. Acaba biz hesaplar yaparken madde, enerji, kuvvet gibi mefhumları kullanmış olsaydık, acaba daha mı kolay hesap yapardık? Bunu da bilemiyorum. Yalnız hissettiğim bir şey var, o da böyle enerji, madde, kuvvet diye birbirinden ayrı üç mefhum olmadığıdır. Ben bu işte bir tevhit hissediyorum. Bir tek mefhum olsa gerek ki bu bazen enerji haline, bazen de madde haline giriyor;bazen kuvvet haline giriyor. Fakat bunun ne olduğunu hissediyorum ama bir türlü bulamıyorum. ", diyor.
Sayfa 27