Dünya, Amaranta'nın yalnızca teninde sürüyordu artık, iç benliği tüm kötülüklerden arınmıştı. Amaranta, bunu yıllarca önce kavrayamamış olduğuna üzülüyordu. O zaman anılarını arıtabilir, evreni yeni bir ışıkla baştan kurabilir, akşamüstleri Pietro Crespi'nin lavanta kokusunu ürpermeden hatırlayabilir ve nefret ettiği ya da sevdiği için, yalnızlığın ne demek olduğunu bildiği için, Rebeca'yı o sefaletten çekip kurtarabilirdi.
Yaşamına aynı biçimde girmiş onca kadının boşluğu içinde, ilk buluşmalarında hüngür hüngür ağlayan ve ölümünden bir saat önce onu ölünceye kadar seveceğine ant içenin o kadın olduğunu hatırlayamadı Albay.