Konuştuğumu duymuyor. Ölüler konuşamaz ki. Kendimi işitemiyorum. Sadece iç sesimi duyuyorum. Lanetimi konuşuyor gelen geçen. Fakat bu yazı bana ait değil. Ben bir hırsızım. Seneler önce çaldığım o güzel lahtin içine yerleşme fikri beni bu sonsuz ölümsüzlüğe -ölüme- mahkûm etti. Şimdi o firavun ne huzurlu ölüdür. Konuşunca üzerinde açan çiçekleri bile vardır belki de. Kim bilir? Ondan cehennemini çaldığımı bilemedim. Cam bir fanusun içinde gelip gözlerimin çukurunda fotoğrafını çektiğimi sandığım yeni dünya insanlarından öğrendim böyle bir makine flaşıyla yeniden dirileceğimi düşünürken şimdi buna da alıştım. Fakat bir süredir tadilat sebebiyle insan uğramıyor yerleştirildiğim soğuk müzenin bu odasına. Tahtayla kapatmışlar kimse geçmesin diye. O çapraz keresteler benim mezar odamın saklı kapısı oluverdi. Sıcağını hissetmiyorum uzun zamandır canlıların.