Şair, 1876-1950 arasında yaşamış, Abdülhak Hamid'den etkilenmiş, Servet-i Fünun ve Fecr-i Âtî dönemine ait şiirler vermiş. Şiirlerinden bestelenenler olmuş. Aynı zamanda Süleyman Nazif 'in kardeşidir. İyi bir eğitim almış, kaymakamlık ve valilik de yapmış. Ama vali iken, Erzurum kongresine delege göndermeyince, Cumhuriyet döneminde dışlanmış.
Fecri Ati grubuna başkanlık yapmış.
Dört kitabı var, bu birinci kitabı.
Çok ağır bir dil kullanmış, sadece kelime olarak değil, tamlamalar da Arapça ve Farsça. Anlamak için iyi derecede Osmanlıca bilmek gerekiyor, bir de şiirin kendi doğasını düşünce, işler zorlaşıyor.
İyi bir şair olduğuna şüphe yok, anlatmak istediğini zorlanmadan dizelere dökmüş, ancak şiire nasıl bir yenilik getirdikleri düşündürüyor. Halka inebilen bir dil olduğundan şüpheliyim. O günün şartlarında dahi, anlamak için biraz mürekkep yalamış olmak gerekiyor.
Diğer üç kitabını da , nasılsa okusam da değişen bir şey olmayacak, düşüncesiyle okumuş kabul ediyorum...
Fânî TesellîlerFâik Ali Ozansoy · Ati yayıncılık · 20212 okunma
Çünkü unutulmaya benim istihkâkım (hakkım) var; ve çünkü sâfilînin (eskilerin) yegâne mükâfât-ı ıztırâbâtı (acılarının tek ödülü), yâd-ı insânînin (insan hatırlamasının) yetişemediği bir yükseklikten ibaret olan nisyândır (unutulmaktır) .
Bugünkü lisan dünküne nasıl benzemiyorsa yarınki de bugünküne benzemeyecek.
"Lisanlar denizler gibidir ki temevvüc etmezse (dalgalanmazsa) taaffün eder (kokuşur)."