Önce önemli olayların kronolojisini vermiş, sonra ilginç ve komik diye nitelediği ölüm olayları, sonra dünya tarihinden ilginç olayları anlatmış. Tarihi değeri açısından ilgi çekici olabilir, ama cümleler çok kırık dökük. Sonra ilginç buluşlar anlatılmış, edebi boyutunu değil de tarihî boyutunu ele alırsanız güzel. Sonrasında bilimsel bulutların kronolojisi verilmiş, ansiklopedik bilgiler. En sonunda dünya tarihindeki ilginç olaylarla ilgili sorular ve cevaplar var, ama okuyucuyu bunaltmak için çaba harcamış yazar. Bir çoğu benim açımdan gereksiz.
Tavsiye eder miyim, her kitaptan bir şeyler öğrenebilen insanlar için vaktiniz varsa olur.
Bir Şehzade'nin yürek hurkan anılarını, roman tarzında uyarlamış ama konunun özüne sadık kalmış.
Bir devlet adım adım nasıl yıkılmaya doğru gitmiş, kimler kimlerle iş tutmuş, şahsi menfaatler için nasıl ihanete başvurulmuş, koskoca bir âl-i Osman nasıl gözden düşürülüp sefalete mahkum edilmiş, bir Sultan'ın yalnızlığı, anlaşılamamasının acısı abartısız ama duygulu bir şekilde, kısa bir hacimde işlenmiş.
Dili de güzel, anlatımlar yadırganacak bir durum söz konusu değil.
Tavsiye ederim.
"Bu belgeler bende kaldığı sürece bana bir emekli aylığı bağlamalıydılar. Onlar da bunu kabullenemiyorlardı. En sonunda belli bir tazminat karşılığında sizinle anlaşmamı istediler..."
"Siz de bu görevi kabul ettiniz."
"Anlayışlı olunuz, prensim. Başka çarem var mıydı?"
"Şu anda onu da yitirmiş durumdasınız. Ama, önü- müzde başka bir yol daha var. Tarihe kendinizi affettir- mek. Bana yardım ediniz. Babam Sultan Hamid servetini Meşrutiyete bağışladı. Ben Cumhuriyete vereceğim, Lüt- fen şimdi Lozan'a Türk heyetine telefon ediniz. Bu tapular Ankara'nın Musul tezini güçlendirebilir, diye düşünü- yorum. Onlara bu evrakı ulaştırmama aracı olunuz."
"Ben istemez miyim? Lakin, biz Japonlar gibi millet-i vahide değiliz ki..."
"Ümidim, açtığım mekteplerden yetişen genç neslin Meşrutiyeti idare edecek rüşde inşallah gelmiş olmasındadır."