Yazıklar olsun ki haklıymışım! Yanıldığım tek nokta, hayaliyle dehşete kapıldığım o sefaletin bana çektireceği acının yüzde birini dahi hayal edemeyişimmiş.
Ne var ki çok değerli bir bağı o kaba el tarafından çekilip koparılmamış kim var ki aramızda? Hem herkesin hissettiği ve hissetmesi gereken bir üzüntüyü neden tarife yelteneyim?
Her gün gördüğümüz ve varlığını varlığımızın bir parçası gibi benimsediğimiz kişinin sonsuza kadar aramızdan ayrılabileceğini, sevdiğiniz o gözlerdeki ışıltının sönüp gittiğini ve kulaklara öylesine aşina ve kıymetli gelen bir sesin susabileceğini, bir daha hiç duyulmayacağını akla kabul ettirmek öyle uzun zaman alıyor ki...