Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden daha dolu,daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Tamamen yalnızım... Ama Berlin’de değil... Bütün dünyada yalnızım... Küçükten beri...
“Ben de yalnızım...” dedi. Bu sefer benim ellerimi kendi avuçlarının içine alarak:”Boğulacak kadar yalnızım...” diye devam etti,”hasta bir köpek kadar yalnız...”
Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu,içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir insanı,hemen hemen hiçbir şey yapmadan,bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?