- İlk defa Kavimler Göçü'yle ilgili bir kitap okudum ve okumaya başlamadan önce muhtemelen Asya Hunlarının ismini sık sık görürüm diyordum ama onlardan ziyade "Kavimler Göçü'de Cermenlerin rolünün büyük olduğu düşünmeye başladım. Cermenler hakkında bilgim olmasa bile kitap bilgilendirici bir şekilde yazılmış. Benim için fazla bilimseldi. Pek sevdiğimi söyleyemeyeceğim.-
Antik Çağ’ın sonunu getiren “Kavimler Göçü” döneminin en çarpıcı sahnelerinden birini, ilk dönem Roma Hristiyan otoritelerinden Hieronymus, 396 yılında şöyle tasvir eder: “Yirmi yıldan fazladır Constantinopolis (İstanbul) ve Jülyen Alpleri arasında Romalı kanı dökülüyor. Gözü dönmüş caniler kaç zevcenin, hür yurttaşın ve soylunun onurlarını ayaklar altına alıp onlarla alay ettiler. Piskoposlar tutsak edildi, rahipler ve her mertebeden kilise mensupları katledildi, İsa’nın sunakları at ahırlarına dönüştürüldü, şehitlerin kemikleri mezarlarından sökülüp atıldı. Yas, gözyaşı, ölümün kol gezmediği yer kalmadı.” Hieronymus’un içine doğuyordu: “Roma dünyası çöküyordu.”
“Onu bana hatırlatmayan ne var ki? Şu döşemeye baksam, taşların üzerinde onun yüzünü görüyorum. Her bulutta, her ağaçta o var. Geceleyin hava onunla dolu, her şeyde ondan bir pırıltı var; gündüzleri ise çevremde ondan başka bir şey yok, her yerde o! Rastladığım kadın ve erkek yüzleri, kendi yüz çizgilerim bile, bir benzeyiş içinde benimle eğleniyorlar. Bütün dünya korkunç anılarla dolu; nereye baksam, onun yaşamış olduğunu ve benim onu yitirdiğimi görüyorum.”