Konuşmam artık, ağır sözler söylemem
bir düş için sabahları göğsüme sedeften
bir çiçek işlerim.
Hiç bilmedim,
konuştuklarımdan ne anladın
ormanın korkunçluğunu söyledim,
ovanın serinliğini sustum,
sen uzun bir uykuyu uyudun, ben düş gördüm.
Durmadan bir yoldan söz ettim:
suyum ben, adımı unutmadım.
Dolanıp bir gün yanına düştüğüm
bir dağdan söz ettim;
dünyanın işine karışmadım,
beni avutmaz dünya, beni tutmaz da,
dolanıp içinde kirinin
yine temiz geldim.
Göğsümde sedeften bir çiçek taşırım:
konuşmam artık,
kalbini kırdımsa senin
bil ki yanına düştüm..