sedâ

Ve Zeytindağı'ndaki on binlerce Yahudi ölü gibi, İsrail tarihinin en acımasız başbakanlarından biri olarak, imza attığı katliam ve suçlar hâlâ dün gibi hatırlanan Menahem Begin, bir mermer blok altında kıyamet sabahını bekliyor. Mescid-i Aksâ'ya bakan kabrinde, hemen yanı başındaki camide beş vakit yüksek sesle okunan ezanı dinleyerek hem de. Kudüs'ün bizatihi kendisi konuşsa...Kim bilir, duyabilenlere neler anlatırdı.
Sayfa 35 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kudüs'ü özetlemem için bana tek kelimelik bir tercih hakkı verilseydi, hiç düşünmeden "Taş" derdim. Her şey taştan ibaret burada. İbadet mekanları, rekabet noktaları, düşmanlık odakları ve nihayet bizzat şehrin kendisi taş...Kubbetu's-Sahra'nın üstünü örttüğü yekpâre taş, rekabetin ve çekişmenin en yıkıcısına konu bugün. Kıyâme Kilisesi'nde Hristiyanlar taşları öpüyor, hırkalarını ve tesbihlerini taşlara sürerek vecde gark oluyor. Yahudiler, taş kütlelerinin önünde dua ediyor, göz kapıyor, kimisi de nefretlerini buradan haykırıyor. Şehrin ara sokaklarında Büyük İskender'in ordularını, Roma'yı, Bizans'ı, Müslüman askerleri, Haçlıları, Eyyûbîleri, Moğolları, Memlûkleri, Osmanlıları ve İngiliz mandacılarını gören yorgun taşlar, bugün işgalin hoyratlığına göğüs geriyor.
Sayfa 35 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Mescid-i Aksa'da namazları bir "tevhid ve mücadele eylemi"ne çeviren şey, sadece içeriğinin doluluğu değil. Müslümanların rükû ve secde ettiği binanın hemen batı tarafında, Yahudilerin meşhur "Ağlama Duvarı" bulunuyor. Aksâ'da ibadet, dua ve tesbihat nidaları ne zaman yükselse, duvarın öte yanından, tonu gittikçe artan bir vâveylâ duyuluyor. Perşembe akşamı da aynı şey oldu: Şeyh Yûsuf, Hz. Yûsuf'un dilinden "Ben atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine tabi oldum.." derken, bu hakikati işitmek bile istemeyen sesler tekrar göklere uzandı.
Sayfa 34 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
"Filistin davası nedir?" diye sorduğumuzda verilebilecek cevaplar, iki elin parmaklarını çoktan geçti. "Herkesin Filistin'i kendine" diyeceğimiz bir noktadayız. "İslâm dünyası, daha tanımında ve çerçevesinde ortak zemin bulamadığı bir problemin çözümüne nasıl ulaşacak?" sorusu ise, ortada böylece duruyor.
Sayfa 32 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu
Hamasî sloganlara ve ateşli söylevlere rağmen, Filistin meselesi, bugün "cami avlusunda bulunmuş çocuk" muamelesi görüyor. Dışarıdan herkesin müdahale ettiği, Arap ve İslâm dünyasında işbaşına gelen türlü iktidar ve ideolojilerin dilinden hiç düşürmediği, siyasî güç sahiplerinden çok azının gerçekten samimiyet nazarıyla baktığı, halk kitlelerinin onca heyecanına rağmen, bir türlü yuvasını bulamamış öksüz ve yetim bir çocuk..
Sayfa 31 - Ketebe Yayınları·Kitabı okudu