Ölümden söz ederken aslında neden söz ederiz? Aramızdan ayrılan kişiden mi, yoksa kendimizden mi? Yoksa yokluğun kendisinden mi? O denli yok ki, her boş anı yokluğuyla dolduruyor.
Birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlülüğüyle ışıldamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. Hayatının ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale gelen örümcek ağları gibi parlıyor.
Rivayete göre suların yükselmesi ile harekete geçen gemi içinde uzun süre kalınır. Nuh (as) bir süre sonra "Sular acaba çekildi mi?" diyerek bir güversin gönderir. Güvercin ağzında bir zeytin dalı ile gelir. Böylece suların çekilmeye başladığı anlaşılmış olur. Tufan sonrası suların çekilmeye başladığı ve kara parçasının ilk görüldüğü yer Cudi Dağı olduğuna göre akla gelen soru, Cudi'de zeytin ağacı olup olmadığıdır. Evet, vardır, Cudi'nin eteklerinde bulunan birçok yerleşim yeri bugün hala bu zeytinlerden istifade etmektedir. Cudi'nin hem tepelerinde hem de dört bir tarafını çeviren yamaçlarında bugün de birçok zeytin ağacı görülebilmektedir. Tufan olayı ile Ağrı Dağı'nı özdeşleştirenlere kötü haber verelim; Ağrı Dağı'nın hiçbir yerinde zeytin ağacı yoktur.