Ali Ayçil

Ali Ayçil

8.6/10
89 Kişi
·
218
Okunma
·
44
Beğeni
·
5.206
Gösterim
Adı:
Ali Ayçil
Unvan:
Şair, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1969
1969 tarihinde Erzincan'da doğdu. İlk ve örta öğrenimini Erzincan'da tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünü bitirdi. İstanbul'da gazetecilik ve öğretmenlik yaptı.
Dergâh dergisinde şiirleri, Merdiven dergisinde ve Akit gazetesinde poetik yazıları yayınlandı.
Kimse, dünyanın bir tek “ân”ını içine sığdırmayı başaramıyor. Aşka düşenler hariç…
''Sanıldığı gibi insanı yıkan çektiği acılar değildir.
İnsan, çektiklerini paylaşamadığı için, kendi acısıyla söyleşmeye başladığında yıkılır.''
İstediğimiz gibi bir hayat kuramadığımız, istediğimiz gibi bir bahçe yeşertemediğimiz için kendimize geçmişten bir ev yapar, gider orada otururuz..
Dünyanın renklerinden soğumaya başladığımızda, konacağı yeri kestiremeyen karasız bir yaprak hafifliğiyle savrulur dururuz kaldırımlarda. Oysa hayat işini bilen bir tüccardır; kendisine karşı duyduğumuz hevessizliğin bir kopmayla sonuçlanmaması için hemencecik başka bir rafının önüne çeker bizi.
"Her şey bu kadar basit aslında" dedim kendi kendime... "Dünya tozlanan bir yerdir." Bütün insanlar toz almak için gelirler dünyaya. Kimisi bir ülkenin tozunu alır, kimisi bir sehpanın, kimisi bir ceketin. Ama bazen bir gözün tozunu almak gerekir dünyada, kabul etmek lazım en zoru budur...
"Biz, babamızla oğlumuz arasında, yalın bir aracıyız aslında. Hatırlananla, hatırlayacak olan arasında bir boşluk. O boşluğu yalnızca kadınlar doldururlar, biz kendi hayatımız zannederiz..."
İnsanlar sanıldığı gibi acı çektikleri için yıkılmazlar. Acılarını paylaşacakları insanlar ve eşyalar hayatlarından çekildiği için yıkılırlar..
Zamanı dünyevileştirdiğimiz için, ne kadar erken kalkarsak kalkalım, bir türlü yetişemiyoruz meleklerin dağıttığı rızka.
Bazen gidecek hiçbir yerim olmuyor benim, bir korkuluk gibi dikilip duruyorum insanların ortasında.
Baharı müjdeleyen cemre gibi elime düşen güzel bir Ali Ayçil kitabı Sur Kenti Hikayeleri.
Yazarın dediği kadarıyla birbirinden bağımsız yazılan ama iç içe öykülerden oluşuyor kitap. Seyyah ibni Battuta’nın Eşkıya Konos’tan duyduğu Sur Kenti’ne yolculuğu ile başlayan hüzünlü, kasvetli öyküler.
Yazarın ağır ve hüzün dolu anlatımı yer yer Sur kenti meydanını kaplayan ağır hava gibi yüreğinize oturuyor.
Seyyah ibni Battuta ile başlayan öyküler ağı farklı karakterlerle devam ediyor. Eşkıya Konos, Sihirbaz Seyfettin, Demirci Raif, Nakkaş Burhanettin , Muhyittin, Attar Yusuf, Dilber Makbule ve diğer kahramanlarıyla ağır, unutulmuş şehir Sur Kenti.
Beni en çok saran öykü İbni Battuta’nın iki yılını geçirdiği ve hayatının aşkı Mahinur ile olan muhabbetleriydi.
İki farklı öyküde yer bulan Mahinur ve İbni Battuta’nın birbirleri için söylemiş oldukları:
“Ömrümün ortasından altın nakışla geçen insan” sözünü ise sadece not defterime değil kalbime de nakşediyorum...
Ve öykülerin en eğlenceli yanı ise Dilber Makbule’nin yazarın elinden kalemi alarak, yazarı paylayışı ve sakladığı sevgilisine dair ipuçlarını kendi diliyle anlatışıydı kuşkusuz. En çok Mustafa Kutlu öykülerinde karşılaştığım bu durumu Ali Ayçil’de de görmek mutlu etti beni.
Sarraf Nizamettin’in küçük kızı gibi insanlardan kaçarak gecenin kuyularına inmiş bir adamın suskunluğunda bulduğu mutluluğu biz de susarak pekiştirelim.
Hüznü, aşkı ve duygu yüklü anlatımları sevenlere, tez zamanda okumalarını öneririm.
Kesinlikle okunması gereken muhteşem bir kitap. Eserde seyyah ı anlamak,çırağı anlamak. ..ve en sonunda bulmaca çözer gibi kahramanları düşünmek. Sahi dilber makbule kimdi ?okunmasını şiddetle tavsiye ederim
Şiir tadında, dünyaya, yaşama dair denemelerin bulunduğu bir kitap Kovulmuşların Evi.İçerisinde bulunan otuz dört denemenin aynasında kendi hayatımızı da sorguluyoruz hatta bazen aynanın kendisini sorguladığını bile düşünüyoruz. Ali Ayçil ile tanışma kitabımdı, yazarın diğer eserlerini de listeme ekledim. Tavsiyedir.
Her okuduğumda aynı zevki aldığım kitap. Her biri birbirinden güzel denemeler. Her biri bizlerin zihninde yeni bir kapı açıyor. Okunması şiddetle tavsiye edeceğim bir kitap.
Hikayeler öyle güzeldi ki. Bir süre etkisinde kaldım Ne yalan söyleyeyim. Arkadaş çevreme ısrarla tevsiye ettiğim nadir kitaplardandir. Okuyun pişman olmazsınız.
Ne oldu yhu? Kısa sürede bitirseydim farklı olabilirdi. Çok tuhaf, parça parça hikayeler birleşiyor ama gelişi güzel değil. Bir bulmaca gibiydi. Kitabı ilerleyen günlerde tekrar okuyacağım. Ve son olarak yazara hayran kaldım.
Bu güne kadar okuduğum en güzel kitaplardan bir tanesi. Kitap birbirinden bağımsız gibi görünen hikayelerden oluşuyor ama bir bakıyorsunuz bütün hikayeler birine bağlı. Sonunda bir bulmaca çözüyor gibi oluyorsunuz. Fazla söze ne hacet okumayanlara tavsiye olunur.
"Geride dokunabileceğim bir temsilini bırakmadığına göre seni rahatlıkla tanımlayabileceğimi düşünüyordum. Yanılmışım. Ayrılıkların ateşli bekçileri yalnızca bir tutam saç, bir fotoğraf ya da hediye edilmiş bir atkı değilmiş meğer. Şimdi anlıyorum ki bir insanın arkasında bıraktığı boşluk da ısrarla onu temsil etmeyi sürdürür. "
.
.
Ali Ayçil, Dergâh Dergi'nin bana kazandırdığı yazarlardan biri. Bunca yıldır neden okumadığıma hayıflandığım okuduğum her satırında kendimden izler bulduğum bir yazar. Gözlem yeteneği kuvvetli, yüreği zengin de bir yazar çünkü yalnızca çevresini gözlemleyerek yazdığı düz cümleler yok kaleme aldığı yazılarında gözlemlediği olayları, durumları, eşyaları, insanları kendi gönül gergefinde işleyerek okura sunuyor ve bu yazdıkları aslında bizleri kendimizle karşı karşıya getiriyor.
Yenilgiden Dönerken sizi sıkmayacak kırk dört denemeden oluşuyor. Denemeleri Benden Önce, Ben, Sen, O, Keyur ve Diğerleri, Benden Sonra olmak üzere altı başlık altında toplamış yazar. Başlıklardan da anlaşılacağı üzere bazen kahraman anlatıcı oluyor bazen de her şeyi gözlemleyen bizlerin duygularını dahi bilen ilahi bakış açısıyla yazan bir yazar oluveriyor.
Kitapta yazarda izler bırakmış olan edebi eserlerin de adı geçiyor hepsi not edilesi gerçekten.
Anlatım dili duru ve akıcı, dediğim gibi sizi sıkmayacak türden denemeler hepsi, sanki bir arkadaşınızla sohbet ediyorsunuz okurken.
Deneme türünü sevenlere kesinlikle tavsiyedir.
Henüz sevmiyorum, pek barışık değilim deneme ile, diyenlere de tavsiyedir, belki de deneme türünü seversiniz bence şans verin
Sur kenti hikayeleri defalarca okuduğum bir kitap. Ali Ayçil gerçekten kendine has bir üsluba sahip, başlayınca bir solukta bitiveriyor. bittiğine üzülüyorsunuz... kalemine sağlık ali ayçil
Geç de olsa bir inceleme yazmak istedim bu kitaba. Zaten hakkındaki olumlu yorumlara dayanarak okumaya karar vermiştim kitabı, beklentilerimi de karşıladı. Gerçekten güzel bir kitaptı.

Kitabın türünün hikaye olduğu geçiyor çoğu yerde ve hatta kitabın arka kapağında deneme olduğu bile yazıyor. Ama bence bu kitap bir roman. Hikayelerin hepsi aslında birbiri ile bağlantılı.

Kitap daha başlar başlamaz ilgimi çekmeyi başardı. İlginç bir açılış yapılıyor, kitap karakterinin yazara şartlar koşup hikayeye dahil olduğu bir başlangıç. Seyyah İbni Batuta'nın Sur Kenti'ne gelmesi ile başlayan hikaye, farklı Sur Kenti sakinlerinin hikayeleri ile devam ediyor. Her hikaye tek başına da anlamlı olsa da aslında bir bütünün parçaları. En hoşuma giden hikaye ise Sarraf Nizamettin'in Üç Kızı oldu.

Kitaptan hemen hemen ''Gölgesizler''deki tadı aldım diyebilirim. Zaten Ali Ayçil'in tarzını da üslubunu da Hasan Ali Toptaş'ınkine çok benzettim. Yazarın dili kullanımı çok güzeldi; nasıl bu kelimeyi buraya yakıştırmış, nasıl da ilginç bir cümle bu düşünceleriyle okudum. Kitabın sevdiğim yönlerinden bir diğeri de zaman belirsizliği oldu diyebilirim.

Kitaba bazı mecburiyetlerden ötürü ara verip okuma sürecimi oldukça uzattım. Dolayısıyla devam edeceğim zaman şöyle bir göz gezdirip karakterlerin hikayelerini ufak ufak not aldım. Hikayenin sonuna geldiğimde olayların bağlantılarını kurmayı başardım, kaldı ki zor bir şey değil zaten. Ama ara ara okumak durumunda kalırsanız benim gibi not alarak okumanız, kitabı unutmamanız açısından daha iyi olacaktır.

Kitabı tavsiye ederim, ben yazarın anlatımını da hikayeleri de konuyu da oldukça beğendim. Bu incelemeyi de site için yazdım, kendim için defterime kaydetmek üzere hikayelerin birbirleri ile ilişkilerini de anlatan bir inceleme daha yazacağım sonradan. Herkese keyifli okumalar dilerim...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Ayçil
Unvan:
Şair, Yazar
Doğum:
Erzincan, 1969
1969 tarihinde Erzincan'da doğdu. İlk ve örta öğrenimini Erzincan'da tamamladı. Erzurum Atatürk Üniversitesi Kâzım Karabekir Eğitim Fakültesi Tarih Bölümünü bitirdi. İstanbul'da gazetecilik ve öğretmenlik yaptı.
Dergâh dergisinde şiirleri, Merdiven dergisinde ve Akit gazetesinde poetik yazıları yayınlandı.

Yazar istatistikleri

  • 44 okur beğendi.
  • 218 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 106 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları