Niçin bütün bir hayat derlenip toplanıp tek bir anımıza yüklenir? Hafızanın hangi zalim iflasıdır ki bütün mazi artıklarını bir lahzada canlandırır ve bize yollar.
Fakat insanları ne kadar çok severse sevsin hayatlarına inmeyi istemezdi." Değişiklik dışarda...Bütün tezatlar, aksamalar, güzel, gülünç, manalı şeyler her şey orada, suyun üstünde yüzüyor. Derinlere inince herkes birbirine benziyor." O zaman bu binlerce, yüz binlerce değişik şeyin musiki notaları gibi yedi, sekiz asla indiğini biliyordu. Bu fakirlik onun hoşuna gitmiyordu.
Ellisine yakın olmasına rağmen bu utangaçlık ve ürkeklik, sanki en son tertip çok sıkı bir konserve kutusu, bir çeşit koyu parafin, hülasa içindekilerin hava ile, hayatla temasına mani olan icatlardan biriymiş gibi onu terütaze muhafaza etmişti.