Aslında şu cevabı vermekle yetinmeliydim: Şu güzel memleketlerimizi birer zindana çevirmeseydiniz, gidip Avrupalıların yanına sığınma ihtiyacı duymazdık!
Kendini, gösteriye çıkmış hünerli bir ayı gibi hissetmenin ötesinde, kendi çalışma masasında çok daha yararlı kullanabileceği değerli bir vakti sarayda boşuna harcadığı duygusu da yakasını hiç bırakmıyordu. Sarayda çok iğrenç kişilerle tanışma tehlikesi de işin cabasıydı.