Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine.
Sonuç: Gördüğün gibi hâlâ sürünüyoruz, Avrupalılardan utandığımız için de arada bir oy veriyoruz ki yabancı gazeteciler gelince artık onlara benzediğimizi gönül rahatlığıyla söyleyebilelim.
“Tevekkeli, arada bir dünyaya bir başkasının gözlerine bakabilmeyi bilmek gerek, demişler. Asıl o zaman dünyanın ve insanlarının esrarını kavramaya başlarmış insan…“