•O zaman bir hayal kuralım: Bir ikindi vakti Lahorlu hacılarla oturmuşuz, Mescidi Aksa'nın avlusundayız; bir zamanlar buralarda İsrail bayrağı dalgalanıyordu hafazanallah, filan diye gülüşüyoruz..
•"Kınadığınız o şey başınıza gelmeden ölmezsiniz", buyuruyor Allah'ın kutlu elçisi. Bir yanıyla kınadığımız şey, o fiil, o nitelik, o hususiyet, bizim hassasiyetle kaçındığımız bir şeyken, nasıl oluyor da kendimizi tam da onu işlerken buluyoruz? O şeyi kınamakla, ona olan soğukluğumuzı, antipatimizi, giderek nefretimizi göstermişken nasıl oluyor da o şeye bulaşıyoruz..?