Yönetmenliğini ve senaristliğini Mustafa Altıoklar’ın yaptığı 1996 yapımı Türk filmi.Yıllar önce tvde bazı bölümlerini izlemiştim ve birden bire aklıma geldi tekrar izlemeye karar verdim.
Film 1996 yapımı olduğu için tarihsel,sinematografik,teknik olarak bir çok eleştiri almış ancak en fazla eleştirildiği noktalar tarihsel mantık ve etik hataları.Tarihçi olmadığım için çoğu sinefil gibi 4.Murat yasakçı bir padişahtı ancak kendisi içki falan kullanmıyordu,Hazarfen hakkında sadece seyahatnamesinde uçma eylemi gerçekleştiren bir bilim insanı olmasıyla ilgili bu bilgi dışında bir bilgimiz olmamasına rağmen onun aşk hayatına yönelik bölümler yer alması yanlıştır/doğrudur.4.Murat’ın erkek sevgilisi vardı/yoktu tartışmalarına girmeyeceğim,onu tarihçiler yapar ancak verilmesi gereken mesajı çok güzel aldım:Bilime,sanata kimler düşmanlık edip onun önüne geçmeye çalıştılarsa tarihin derin karanlığına gömüldüler ama bilimle,sanatla,edebiyatla ilerleyen sonsuza dek ışıyacak.
Tabi bunun yanında Okan Bayülgen’in Savaş Ay’ın oyunculuğu oldukça eleştirilmiş.Özellikle Okan Bayülgenin çok abartıldı oynadığından bahsedilmiş ancak adam deliyi oynuyor yani başka türlüsü nasıl olacaktı?Savaş Ay zaten oyuncu değil.Müzikler çok iyi bulunmuş ama ben yoğun bulmadım ve o kadar etkilenmedim. Sadece o dönem Gülay diye bir şarkıcının Aşk diye bir şarkısı vardı,klibi bu filmin görüntülerinden oluşuyordu. Olağanüstü güzeldi(mutlaka dinleyin)Din-bilim tartışması yoğun şekilde işlenmiş.Ege Aydan’ı başrole çok yakıştırdım ancak o dönemki dili kullanmayla alakalı ciddi problemleri olduğunu düşünüyorum.(çoğu sinefil gibi :)))
Genel hatlarıyla değerlendirecek olursak film çok güzeldi.Dönem filmlerine bayılırım.İzleyecek olanlara şunu söyleyebilirim:Bu bir belgesel değil dolayısıyla tarihsel