Handan Yüce

Handan Yüce
@handanyc
"Ama," dedi Sam ve gözleri yaşarmaya başladı," ben sen de daha uzun uzun yıllar Shire'ın zevkini çıkartacaksın zannetmiştim yaptıklarından sonra. "Ben de öyle düşünüyordum bir zamanlar. Ama çok derinden yaralandım Sam. Shire ı kurtarmaya çalıştım ve başardım ama kendim için değil. Bu hep böyle olmalı Sam, işler tehlikeli olunca: Birileri vazgeçmeli, kaybetmeli ki diğerleri kazanabilsin. Ama sen benim vârisimsin: Sahip olduğum ve olacağım her şeyi sana bıraktım. Sonra senin Gül'ün ve Elanor'un var; daha minik Frodo, minik Gül ve Merry ve Altınbukle ve Pippin gelecek; belki benim göremediğim daha çokları da. Ellerine ve aklına her yerde ihtiyaç olacak. Belediye Başkanı olacaksın tabii ki, istediğin sürece; tarihteki en ünlü bahçıvan olacaksın; sonra Kırmızı Kitap'tan birçok şey okuyacak, geçip gitmiş olan çağın hatıralarını canlı tutacaksın ki halk Büyük Tehlike'yi hatırlasın ve sevgili ülkelerini daha da çok sevsin. Ve bunlar da seni, Öykü'nün sana ait bölümü sürdükçe mümkün olduğunca meşgul ve mutlu edecek.
Sayfa 978·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Kendi adıma," dedi Faramir, "Ak Ağaç'ın yeniden kralların saraylarında açmasını, Gümüş Taç'ın geri gelmesini ve Minas Tirith'in barış içinde olmasını görmek isterim: Minas Anor'un eskisi gibi, ışık içinde, âli ve zarif, eceler arasında bir ece kadar güzel olmasını: Birçok kölesi olan bir hanım gibi değil, hayır, hatta gönüllü köleler arasındaki iyi kalpli bir hanım olmasını bile istemem. Savaş olmalı; her şeyi yok etmeye çalışan bir yıkıcıya karşı kendi canlarımızı korumalıyız; fakat ben kılıcı keskin diye, oku seri diye, savaşçıyı şam ve şerefi var diye sevmem. Ben sadece onların savundukları şeyi severim: Númenor'lu insanların şehrini. Onun da hatırasının kadimliği için, güzelliği için ve mevcut hikmeti için sevilmesini isterim. İnsan, yaşlı ve bilge bir insanın asaletinden ne kadar korkarsa, o kadar korkmalı ondan, daha fazla değil.
Sayfa 641·Kitabı okudu
"Kral sessiz kaldı. "Entler!" dedi sonunda. "Efsanelerin gölgelerinden çıkarak ağaçların harikalarını biraz biraz anlamaya başladım galiba. Tuhaf günler görecek kadar yaşadım. Uzun zamandır hayvanlarımıza ve tarlalarımıza bakıyor, evler, aletler yapıyor veya Minas Tirith'in cenklerine yardımcı olmaya gidiyorduk. Buna da insan yaşamı diyorduk, dünya hali. Kendi topraklarımızın sınırı dışında olanlara pek ilgi duymuyorduk. Türkülerimiz bu şeylerden söz ediyordu ama türkülerimizi unutuyoruz, dikkatsizce devam ettirdiğimiz görenekler olarak onları sadece çocuklarımıza öğretiyoruz. Şimdi ise türkülerimiz garip yerlerden aramıza indi, güneşin altında açık seçik yürüyor."
Sayfa 523·Kitabı okudu
"Hayır," dedi Gandalf. "Gitmen gereken yol, o yol değil. Ben ümit dolu sözler söyledim. Ama sadece ümit dolu. Ümit zafer demek değildi. Savaş, sadece Yüzük kullanılırsa kesin bir zafere ulaşabileceğimiz savaş, hem bizim hem de dostlarımızın kapısında. Bu beni büyük bir üzüntüyle ve büyük bir korkuyla dolduruyor: Çünkü çok şey zarar görecek; her şey de yok olabilir. Ben Gandalf'ım, Ak Gandalf, ama Siyah hâlâ daha kudretli."
Sayfa 477·Kitabı okudu
"Elfler iyice düşünmeden nasihat vermez pek; çünkü nasihat, bir bilgeden bir bilgeye verilecek olsa dahi tehlikeli bir armağandır ve her yol kötüye çıkabilir.
Sayfa 95·Kitabı okudu