Hüseyin Rahmi Gürpınarın en dikkat çeken özelliği geceleri dinlenip sabahları yazmayı sevmesi,Pierre Loti hayranı olması, kalabalığı sevmemesi.Mezarlıklar onun en sevdiği mekanlar.Tüm hayatı istanbul ve heybeliadada geçmiş.İnsan içine çıkmayan kalabalığı sevmeyen bir kişi nasıl olurda toplumu en ince ayrıntısına kadar satırlara yansıtır?Cevabını yazar kendi veriyor.Gözlerim ve zihnim kuvvetlidir gördüğümü aklımda tutarım dediğimi unutmam.Cumhuriyet sayesinde kadınların kazandığı özgürlüğün sosyal hayata yansımasını,kimsenin tam olarak nedenini bilmediği içki yasaklarını,sanatta taklitçiliği mizahi bir dille anlatıyor.Kaynanasiyla kavga eden gelinimiz Bahriye hanım eşi ile meyhaneye gider.Dönem yasaklarının kalktığı özgürlüğün sosyal hayata ve kadınlara yansıdığı zamanlardır.Gelin meyhanede öyle bir içer ki Bahriye hanımın hiç sevmediği Meliha hanım ve eşide tesadüfen o meyhaneye gelirler.Meliha hanım kayınvalidesinin bir zamanlar kocasına istediği kişidir.Gelin kafayı bulup kıskançlık krizine girer ve saldırıya geçer.Çevre masalardaki kişilerin de kavgaya karışmasıyla olay büyür.Sonra neler olur neler...kısacık olmasına rağmen çok eğlenceli ve trajikomik bir eser.Verilen mesajlar epey derin.