Hayatta başarılı olmanın koşulları, muhakeme yeteneği, tecrübe, girişkenlik ve karakterdir ki bunlar kitaplardan öğrenilmez. Kitaplar, başvurulması gereken faydalı sözcüklerdir ama içlerindeki upuzun parçalarla zihni doldurmak büsbütün yararsızdır.
Tüm siyasi, kutsal ve toplumsal inançların kitleler nezdinde yer edinebilmeleri, dini bir şekle bürünmeleriyle muhtemeldir çünkü bu sayede tartışmaya açık şeyler olmaktan kurtulurlar.
Bağımsız bireylerde bulunmayan, kitlelere has özel karakteristiklerin açığa çıkmasının muhtelif sebepleri vardır. İlki, bir kitlenin parçası olan bireyin sırf sayısal koşullar sebebiyle yenilmezlik hissine kapılması ve bu yüzden kendi başınayken mecburen frenleyeceği içgüdülerine kitle halindeyken teslim olmasıdır.
Gözle görülen fenomenleri, okyanusun derinliklerinde bulunan ve hakkında hiçbir şey bilmediğimiz bir kargaşayı su yüzeyine taşıyan dalgalar gibi düşünebiliriz. Eylemlerinin çoğunluğu dikkate alındığında kitle, tuhaf biçimde düşük seviyeli bir zihniyet sergiler.