“Bilincini kaybetmeden önceki saniyelerde tedirginliğini bir ke-nara bıraktı, çünkü bunca yıldır sarıldığı gerçeklikten sonunda kurtulacağını biliyordu. Yüzeyin altına doğru yuvarlandı, özgür ve esnekti. Kalbi durduğunda ne aydınlık ne de karanlıktı etraf, ucunda ışık olan bir tünel filan da yoktu.
Çakıllı bir yoldu.”
“Benjamin, kızartmaların uç kısımlarını tek tek bir köşeye ayıran Pierre'i izliyor, aniden içini kardeşine karşı bir şefkat dalgası sarıyor, çünkü masanın üzerindeki küçük yığın büyüdükçe, Pierre'in de sırtında birtakım yükler taşıdığına dair bir işaret görüyor, böylesine tuhaf bir davranışın mutlaka bir hikâyesi vardır.”
“Uzun zaman önce buradan koparılmış ve buraya tekrar dönmek zorunda kalan üç kardeşin hikâyesi. Her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu, hiçbir şeyin tek başına var olmadığı ve birbirinden bağımsız açıklanamayacağı bir zincir. O an yaşananların yükü oldukça ağır olsa da çoğu şey zaten çok önceden yaşanıp bitmiş. Burada, bu taş basamaklarda olanlar, üç kardeşin gözyaşları, şişmiş suratlar ve onca kan, sudaki son halka... Çarpışmanın son kertesi aslında.”
“Dünyanın yerinden oynadığını hissettiğin her an, korktuğunu da endişelendiğini hissettiğinde yapman gereken şey bu," diyor. "Hadi tekrarla. Yalnız değilsin."