“Tarih, hafıza, tanım olarak birer kurguydu. Bir olay artık şimdiki zamanın bir parçası olmadığında, hafızada kaldığında, bir anlatıya dönüşürdü. Ve biz, kendi hayatımız, kendi hikâyemiz, kendi ilişkimiz hakkında hangi anlatıyı seçeceğimize karar verebilirdik.
Anlam yükleyeceğimiz bölümleri biz seçebilirdik.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Tamam, Charlie. Anlıyorum."
"Hayır, anlamıyorsun, çünkü bu senin başına gelen bir
şey değil ve beni kimse anlayamaz. Seni suçluyor değilim.
Senin yapman gereken bir işin var ve alman gereken bir doktoran
. . . ve - ah, evet, bana söyleme, sen, bu sevgisiz kalmış
insanlığın içinde senin de olduğunu biliyorum, ama senin de
yaşanacak bir hayatın var ve biz ikimiz aynı düzeydeki iki insan değiliz. Ben yukarıya doğru tırmanırken senin bulunduğun
katı geçtim ve şimdi de aşağı inerken geçiyorum ve
bu asansöre bir kez daha bineceğimi hiç sanmıyorum. Onun
için, istersen seninle hemen burada ve şimdi vedalaşalım."
“Benim ışığımın senin karanlığında daha
iyi olduğunu kim söyleyebilir? Ölümün seni karanlığından daha iyi olduğunu kim iddia edebilir? Ben kimim ki böyle bir şeyi söyleyebileyim?”