Bu kitabı ortaokulda şiir yarışmasını kazandığımda, öğretmenim ödül olarak vermişti. O yaştayken pek ilgimi çekmediği için okumamıştım. Şimdi, 25 yaşımda tekrar elime aldım ve "Kitaplar okunacakları zamanı kendileri seçermiş" diyerek okumaya başladım. Böyle dememin sebebi, bu kitabın okuyucu olarak hitap ettiği kesimin ebeveynler ve öğretmenler olması. Yani kitap çocuklar okusun diye yazılmamış, bu yüzden ortaokuldayken okumamam pek de yanlış değilmiş :) Şimdi ise bir genç yetişkin, dahası bir öğretmen olarak bunu okumam çok daha isabet oldu. Kitaptan, öğretmenlik uygulamalarıma yansıyacak bir şeyler öğrenmeyi umuyordum. Ancak kitabın yarısına gelmeden bıraktım. Şöyle ki; kitap özgüven üzerine bilinmeyen veya ufuk açıcı hiçbir şey söylemiyor, zaten bilinmekte olan oldukça basit ifadeleri tekrarlıyor (kendi sözlerini bile yer yer tekrarlıyor). Belki de kitap biraz eski olduğu için, bilmiyorum. Ayrıca kitap nesnel pedagojik bir açıdan değil, İslami pedagojik açıdan yazılmış. Bu elbette bir sorun değil, EĞER KİTAP BUNU VAAD ETSE. Ama siz de benim gibi kitabın adına ve kapağına bakıp bilimsel bir pedagoji kitabı bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Açıkçası İslami bakış açısıyla, çocuk eğitimi ve çocuğa yaklaşım yollarından bahsettiği kısımları sorun olarak görmeden okudum. Ancak bazı bölümlerde; kitabın ana konusu olan özgüven, çocuk eğitimi, zeka gelişimi gibi konular tamamen unutulmuş ve genelgeçer dini öğütlere ve öğretilere geçilmişti. Bu noktada bu kitaba başlama amacımı şaşırdım, "Ne okuyorum? Neden okuyorum?" düşüncesine kapıldım. Sorun herhangi bir kitabın dini konulara değinmesi değil, eğitim ve pedagoji kitabı olduğu sanılan bu kitabın din anlatması. Her neyse, kitabı bitirmenin pek de faydalı olmayacağına kanaat getirerek bıraktım. Sırf bitirmiş