Hayatın ağır şiddeti onu etkileyemezdi artık; uğrunda mücadele ettiği büyük ve kutsal huzura, yoğun ve ıslah edici bir acıdan geçmeden varılamayacağını, acının yoluna girmeyen için mutluluk olmayacağını söyleyen derin hakikatin bilincine varmıştı.
Bazı insanlar dünyaya aşk için gelmezler, kavuşmanın acı verici mutluluklarını taşıyamayacak kadar zayıf oldukları için onlarda sadece beklentinin kutsal ürpertisi vardır.
İçinde sadece suskunluk vardı artık; boğucu, soluksuz bir suskunluk, bir ölüm sessizliği. Çünkü tek bir anda içinde çok şey ölmüştü; henüz doğmamış olan, ama ışığa ulaşmak isteyen bir çocuk gibi hayatına girmeye çalışan aydınlık, neşeli bir kahkaha.