ezeli rakibimiz Rusya'nın nasıl olup da bu kadar ilerlediğini ve bizi geri bıraktığını anlamak için eniştesini Rusya'ya göndermişti. Halil Paşa, Rusya dönüşü Padişah'a bir rapor sunmuş ve en büyük farkın kadın meselesinde olduğunu açıkça anlatmıştı. "Avrupa'da, Rusya'da kadın bir kıymettir ve hayatın içindedir. Erkeklerle birlikte milleti oluşturuyorlar. Bizde ise kadın kafes arkasın- dadır. Yani biz yarım bir nüfusa sahibiz. En önce halletmemiz gereken konu budur," diyordu.
Osmanlı marşını çalıp söyleyince yüreğimiz kabardı. Bizi neredeyse tepelerinde gezdiriyorlardı ama içimizdeki hüznü anlamalarına imkân yoktu. Bizim bunlara yetişmemize imkân olmadığını, dünyanın ilim çağım kaçırdığımızı en acı şekilde görüyorduk.
.... Hükümdarlığım süresince İngiliz politikalarına aşırı dikkat ettim. Adamlar yalnız dünyayı ele geçirmekle kalma- mış, memleketlerine de muazzam hizmet etmişlerdi. Büyük bir medeniyet kurmuşlardı. Bunları görünce içimiz parçalanıyordu, o mağrur, burnundan kıl aldırmayan amcamın bile sık sık gözlerinin nemlendiğini görüyordum. Biz nerede kalmıştık, bunlar nereye gelmişlerdi. Davetin ihtişamı arttıkça bizim de üzüntümüz artıyordu. Birbirimize itiraf etmesek bile hepimizin aklında aynı soru vardı: Biz nerede hata yaptık?"