Nemli duvarlar, pas tutmuş demirler, içimdeki ayazla beraber griye çalan hava. Üşütür, bekletir ve bakar gözlerime.. Yarım kalmış çayım, masamda unuttuğum kalem, bir kaç sayfa yazıyla yaşıyorum ayazı.. Beklerim ilkbahar kuşlarını, güneye ve sıcak sazlıklara uçarken. Benimki bir göç akını umduğum beklemek o yazı. Şimdilerde aklım bir çöl yalnızlığında deli, paçalarımdan akan yalnızlıkla uyur uyanırım, gün be gün tek uzayan saçım ve sakallarımla. Sorar beni kendi benliğim. İtirazlarımı yazsam ve beklesem ne derim, gelse o hiç bilmediğim suret, belki de tanır beni yalnızlığımdan; bir ihtimalin uzun gölgesine alsa beni, hiç yaşanmamış anılarımızı anlatsa, onu nasıl özlediğimi anlasa...
Harun Küsmüş