Harun Küsmüş

Harun Küsmüş
@harunksms
Sonbahar, artık Kasım ayı, menteşeleri paslı ve sesli bahçe kapısını açınca yeşili sarıya dönmüş ceviz ağacının yapraklarına takılıyor gözlerim, bakıyorum hatırlamamaya çalışarak ömrün sonunu... Gökyüzünden inen çisen çisen yağmur, dokunuyorum usulca damlalara. Damlalarla düşüyorum ıslanan toprağa, kımıldamadan beklemek mi diyorum buracıkta yoksa kaçmakmı yeniden herşeyi unutmaya.. Harun Küsmüş
Reklam
Bir süre öylece sessiz kaldık göz göze bakışarak. Suskunluğu paylaşmak nasıl birşeydi idrakını yaşayarak. Sürüp giden zaman saçlarımızı yormuş, yüzümüze gölgeler düşürmüştü. Sokağın tenhalığını, başbaşa kalmışlığını ve bu sokağın havasını paylaşıyorduk. Unutulan bir kelimeyi yada bir ismi kafanın içerisinde aramaktan yorulunca, bırakırsın ya aramayı. Sonra vazgeçilen o kelime dilinde bitiverir apansız, şaşarsın buna, düşünmeyi ve aramayı bırakmıştım da nasıl geldi birden dilime böyle diyerek anlayamazsın bu nasılın cevabını, işte öyle bir haldi bizimkisi... Harun Küsmüş
Uçsuz bucaksız çorak bir arazide yönüm belirsiz. Bir tutam ot, biraz da toz var paçalarıma dolanan. Bulutsuzum bugün, kimbilir bariz halde bahtsız ve uçurumsuzumda. Tedaviyi kabul etmeyen bir hasta gibiyim, içimde morg soğukluğu, dışımda alev hezeyanları. Evladiyelik diye aldığım bütün eşyalarımı çöpe atmışım, vazgeçmişim maddelerden.. Başım gökyüzünde kalmışda, asılmışım tersine yıldızlardan, güne bakarken... Harun Küsmüş
Derinlerde gece gündüz yakamı bırakmayan ve belirlenmemiş sorgular, dilsiz şaşkınlıklar şeklini almış olan bütün şu düşünceler kıpırdamadan duruyordu.
Yalnız Çiçek
Ayrı iklimsin ne çare Ben sana vurgun biçare Sarardım soldum hasretinle Ayrı iklimsin apayrı Sert soğuk mağrur sevdalı Kavrulup yanarım ben yine Ayrı iklimsin ne çare Ben sana vurgun biçare Sarardım soldum hasretinle Ayrı iklimsin apayrı Sert soğuk mağrur sevdalı Kavrulup yanarım ben yine Fırtına olsam kırsam dikenini Yüreğimle dokunsam çiçeğine Bu inat bu dik bakış neden gözlerime?
Müzik