Aşk’a olmayan inancın sonbaharda çiçek açmasını beklemendendi.
Bir kere yanlış çiçek açtı diye küsülür mü?
Gülüşün gülden güzelken,
Gözlerin böyle parıldıyorken,
Yanakların al al’ken,
Saçlarının kokusu bunu yazana noksanken…
Kendini küstüremezsin…
Hiçbir sokağın köşe başında rast gelmedik seninle.
Hiçbir bankta oturmadık.
Göz göze gelmedik mesela,
Aynı masada yemek yemedik.
Ellerine çiçek uzatırken elim elime değmedi mesela…
İlkbaharda açan papatya dalı kulağına konmadı hiç.
Öylece daldı gözlerin uzaklara,
Görmedin üstünden uçan kuşları,
Güneş hep bir yerden doğru
Doğduğu yerde battı.
Duyulmanı duyuyorum,
Görülmeyeni görüyorum,
Farkındayım aslında herşeyin.
İnsan sanır ki en çok dert bende var.
Bilmez kimlerde ne dert var.
Ne savaşlar veriyormuş insan içinde.
Bu bendeki ben değilim.
Giderse bir gün bu hal
O zaman bende Güneşin doğduğu yerdeyim.
Ölümden bile korkmayan bir beden
Kendisine ait olmayan düşüncelerin