Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız
insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar, alâkadar oluyorlar,
seviyorlar, ıstırap çekiyorlar, fakat yaşıyorlardı. Kendisi niçin
yaşamayacaktı?
Her insan, ne kadar müspet yaradılışta olursa olsun ölümünden sonra
tekrar dirilmeyi düşünür, özler. Bu hayat dediğimiz mihnetler silsilesinin
çok ileri zamana, müpheme atılmış bir mükâfatı gibidir.