Uzayın boşluğuna savrulup yok olmuyordu acılar. Nereye gidiyordu peki bunca acı, bunca yaşanmışlık neyi değiştiriyordu? Biz insansak bunlar kimdi? Bunlar insansa biz kimdik? Hepimiz insansak…
Öyle ki, ölüm sıradanlaşmış, yıkımlar, kıyımlar günlük hayatın parçası haline gelmişti. Ölümden daha acı olansa ülkenin geri kalanının ve bütün dünyanın sessizliğiydi.
Bakıyorsunuz adam yetmişini, seksenini devirmiş, halen AVM'lerde mağaza mağaza, vitrin vitrin dolaşıyor; kendisi ölümü unuttukça ölümün de onu unutacağına inanmak istiyor.