Onu ve arkadaşlarını böyle uzak ülkelere göç etmeye zorlayan kendi devletiydi, kendi topraklarının acımasız elleriydi. O devletin tepesine yükselenler refah içinde yaşarken, aileleriyle gülerken, neyle suçlandıkları bile belli olmayan, sadece kitap okuyan insanları bu hale düşürmüşlerdi.
Haklı yere cezalandırılmak, haksız yere çürümekten bin kat daha katlanılır olurdu. Keşke bu düzen, onu hapse atarken haklı olsaydı. Keşke bu ceza, toplumun iyiliği için, adaletin bir parçası olarak verilmiş olsaydı.
Niye asker oldum sanıyorsun? Fakir çocukları girer askeri okullara. O gün, bu ülkenin düzeni için kendi hayatımı feda etmeye karar verdim.Kendi vicdanımı, kendi ruhumu bile feda ettim.
O soğuk his, beyninden önce kalbine ulaşıyor, bir mengene gibi sıkıştırıyor. İşte o an anlıyor ki, kalp her şeyi beyinden önce seziyor. Kalp, sadece kan pompalayan bir kas değil; Eski Mısırlılar haklıydı; o, ruhun bir parçası, korkunun ilk başladığı yer. Kötü bir şey olacağı hissi düşünceden önce geliyor; beyin korkuyor kelimelere dökmeden kalp çoktan etkilenmeye başlamış.