"Mavi, saydam havada bir kuş beller, uzun zaman gözden kaçırmadan uçuşunu izlersin; işte suyun üstünden süzüldü ve işte göğün maviliğinde kayboldu, hah, işte yeniden güçlükle seçilen bir noktacık halinde beliriverdi... Baharın ilk günlerinde kıyıdaki kayalardan birinin yarığında keşfettiğim zavallı, cılız bir çiçekle bile hastalıklı bir bağ kurmuştum."
Sayfa 283 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Ama hangi kırılmış kalp tamir edilebilir, hangi parçalanmış umut alçıya alınabilir, hangi yırtılmış hayal yeniden ruhlara dikilebilir?
Ve hangi kırılmış söz, yeni baştan bir sese kavuşturulabilir?
Söz pazarlarında dolaşan klişelere hiç benzemeyen ve bize, sadece bize benzeyen cümleler kurmakta zorlanmamız bundan.
Yaşadığımız her şeyin içi boşalmış, dilimizdeki her sözcük daha önceden kullanılmış gibi...