Geçmişte bir bilgiye, insan, hayat, varlık ve varlığın hakikatinin ne olduğunu sorduğunuzda, o bilge, göstermiş olduğu gayret ve zamanının ilmî genişliği kadar cevap verirdi. Ayrıca bu soruyu cevaplamayı, kendisinin ilmî görevinin bir parçası olarak görürdü.
İnsanın diğerleri uğruna kendisine karşı kendisini feda edip kurban edilmesi için akli değerlendirme ve tanımadan, mantıklı yorumlama yapmaktan daha güçlü olmak gerekiyor. Bu, diğer güçlerden daha güçlü bir mantık dışı güç gerektiriyor; benim, kendimi, hatta kendimin kendisini istediğim gibi seçebilmem, hatta bu kendini öyle kendinin esiri ve seçici iradesi yapabilmem ve böylece kolayca imanım veya başkaları uğruna kurban edebilmem için bu mantık dışı güç gereklidir. Bu güç ise "din" dir.
İnsan beşerden başka bir şeydir ve insan için, özgür seçici irade olmadıkça özgürlük, bilgi, bilinç, yapıcılık, yaratıcılık, bilgi imkanı ve yaşama imkanı yoktur.
Şunu bilin ki bir kimsenin gelip size nasihat etmesinden ızdırap duyduğunuz kadar insanlar da sizin onlara nasihat etmenizden ızdırap duyarlar. Başkalarına nasihat etmek yerine onları bilgilendirin, bilgiyle donatın, onlar kendi yollarını bulacaklardır.