"Hepsi... bu yani en eski çağlardan başlayıp Likurguslar, Süleymanlar, Muhammedler, Napolyonlar ve diğerleriyle devam eden insanlığın bütün düzen ve yasa koruyucuları, başka nedenler bir tarafa, yeni bir yasa yaparken toplumun kutsal saydığı geleneksel, atalardan kalanları çiğnedikleri için hepsi de suçluydular ve elbette ki kendilerine fayda gördüklerinde kan (hem de kimi zaman eski yasalara bağlı olmaktan başka bir suçu olmayan masum insanlarınkini) dökmekten de kaçınmadılar. Hatta en ilgi çekici yanı; bu insanlığın iyiliksever ve düzen koruyucularının büyük bir çoğunluğunun en korkunç kan dökücüler olmasıdır. Kısacası buradan şöyle bir sonuca varıyorum: Sadece yüce insanlar değil, birazcık sınırların dışına çıkanlar, yani herhangi bir konuda yeni bir şey söyleme yetisinde olanlar bile, doğaları gereği, o ya da bu oranda elbette, suçludurlar. Aksi takdirde sınırları zorlayıp döngünün dışına çıkamazlar ve gene doğaları gereği onlar sınır içinde kalamazlar, kalmamalılar da, bence kabullenmemek zorundadırlar."