Suç ve Ceza

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Asıl suçlu kim?
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2022 47. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 19:55
Dostoyevski’nin en bilinen kitabı desem abartmış olmam herhalde. Suç ve Ceza’yı okumayanlar bile kitabın baş karakterini illaki duymuştur. Romanda öne çıkan, Raskolnikov’un ruh halidir. Bu nedenle bu roman psikolojik bir yapıt olarak bilinir. Ana tema suç etrafında gezinirken suçun birey ve toplum üzerindeki psikolojik etkisi, yarattığı sonuçlar işlenir. Raskolnikov, kimi okurların idolleştirdiği, kimi okurların ise eleştirdiği çelişkili bir tiptir. Bir yanıyla özverili, idealist bir gençtir; öte yandan çok kolayca insan öldürebilen, kendince insanlığa faydalı olduğunu düşünen bir bireydir. Bu bize acaba sadece kimi insanların mı çelişkili olduğunu, yoksa temelde insanın çelişkili edimleri olan, çelişkili bir varlık olduğunu mu sorgulatır? Suç ve Ceza’da ağır bir toplum eleştirisi de vardır. Bireyin hastalıklı hâlinin temel nedeni toplumdur. İnsanların yaşanagelen yanlışlara ilişkin hiçbir tepkisi yoktur. Kendisine dayatılan her şeyi kabullenmektedir. Bir ağır eleştiri de çarpık düzenedir. Duyarsız, acımasız toplumsal/sosyal düzenin içinde birey yapayalnızdır. Bu yüzden kahraman iki cinayetle toplumdan kopar ve kendi dünyasına çekilir. Dostoyevski ulaşılmaz bir ustalıkla cezai şarttan daha ağır bir cezayı daha gündeme getirir. Bu da “vicdan azabı”dır. Raskolnikov ne kadar teorik olarak suç ve cezayı tanımlasa, bir yerlere oturtsa da kendi vicdanından bu olayı uzaklaştıramaz. Toplum sürgünlerle, hapishanelerle, sorgu yargıçlarıyla, kürek cezalarıyla esaslı bir şekilde güven altına alınmış değildir. Bir de vicdan azabı vardır: Çünkü insanın yüreğinde kurulan mahkeme hiçbir yargılamaya benzememektedir. Çekmeyi göze aldığı cezadan daha ağır bir ceza, vicdan azabı vardır. Özet olarak suçun cezasını vermek her zaman adaleti gerçekleştirmemekte, insanın içinde kuralları
Dünya Klasikleri
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
5/10
·672 syf.··
2025 82. kitabı
·
48 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2025 23:59
Rus kitaplarında bir kişinin birden fazla ismi olması beni bazen okurken yoruyor. Klasik kitapları okumam gerektiğini düşündüğümden okumaya devam ediyorum ama çok keyif aldığım söylenemez. Üzgünüm..
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Sonunda bitirdim , hiç pişman degilim.
Puan vermedi·672 syf.··
2023 7. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2023 21:18
Tam yedi kere okumaya başlayıp, yedi kez belli noktaya gelip kitabı yarıda bıraktıktan sonra inatla sekizinki kez bu kez bitireceğim deyip bitirdiğim aslında sürükleyici ama üç haftadır psikolojimi yerle bir edip ortada birşey yokken neden sürekli üzgünüm deyip sonunda nedenini kitaba bağlamam ve bitirdikten sonra gelen rahatlama hissi paha biçilmez. Değdi mi ? Kesinlikle
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Klasik eserler
Puan vermedi·670 syf.··
2020 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 03 Aralık 2020 17:53
Kendimi bildim bileli hep okumak istediğim ancak okumayı ertelediğim bu klasik esere bugün başlamak nasip oldu. Tabi şimdilerde başlamama Ramiz dayının da etkisi oldu :)
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
9/10
·672 syf.··
2019 23. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 12 Ekim 2019 16:15
Mükemmelliği bir yana bazı insanların sırf yazmak için yazmadığını, ayrı bir yetenek gerektirdiğini hissettiren ve gerçek ‘’Kitap’’ denilen nadir eserlerden..
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Yozlaşmış ve çarpık toplum düzenine sert bir eleştiri
Puan vermedi
Maddi zorluklar sebebiyle üniversite eğitimini tamamlayamayan Rodion Romanoviç Raskolnikov'un ruhunun derinliklerinde olup bitenlere ışık tutan Dostoyevski aynı zamanda, Raskolnikov üzerinden toplumun yozlaşmış, çürümüş ve çarpık düzenini ustaca gözler önüne sermiştir. Bunu yaparken ustaca sorular sorup net cevaplar vererek okurun aklında pürüz bırakmamıştır. Sadece ana karakter değil, diğer tüm yan karakterler toplumun ayrı ayrı her kesimini ele almıştır. Monoman düşünce yapısına sahip olan Raskolnikov'un yüreğindeki adalet ve hak arama serüvenine şahit olurken ona hak vermemek olanaksızdır. Tüm insanlığa kan kusturan, ezen, dışlayan ve ötekileştiren yasa koyucular ve koruyucular umarsızca elini kirletmekten çekinmezken, azıcık vicdan sahibi bir insan 'haklı' olmasına rağmen eline bulaşmış kanın yüreğindeki yakıcılığıyla acısına tanıklık ediyoruz. Toplumu suça iten faktörlere de değinen bu kitapta iki soru karşılıyor bizi. Suç, çevresel faktörlerden mi doğar yoksa suçun kendisi, zaten insanın içinde hep mi vardır. Akıl ile vicdan arasında yaşanan bu amansız çatışmayı konu edinen eserde ,Dostoyevski, son sözü okuyucunun sağduyusuna ve vicdanına bırakmıştır. Bir hiç uğruna hayatı yiyip giden insanların trajik öykülerini anlatırken, onlara hak vermeyi de ihmal etmez. Onların bu halde olmasına sebep olan toplumsal faktörleri de sert bir dille yargılayıp, yerin dibine sokmaktan geri durmaz. Her karakteri ayrı bir dünya, ayrı bir acı olan bu başyapıtta, tüm doğru bilinenler yanlış, yanlış olanlar doğru gibi gözükebilir. Tarih ne kadar değişirse değişsin tarih aynı tarih, toplum aynı toplum, acılar aynı acılar. Keyifli okumalar.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
10/10
·672 syf.·
2021 46. kitabı
Suç ve Ceza, sadece bir polisiye romanı değil de psikolojik, felsefik bir roman da aynı zamanda. Üniversite yıllarında okumak da benim şansım olsa gerek çünkü lise yıllarında ne kadar çok okumak istesem de iyi ki okumamışım büyük ihtimalle bu etkiyi, bu tadı alamazdım. Zira özellikle beklettim, önce diğer kitaplarını okudum. Dostoyevski muhteşem bir yazar, en sıradan, acemice yazılmış eseri dahi kesinlikle harika. Gelgelelim Suç ve Ceza da zaten Rus edebiyatının başyapıtlardan... Romanın başkahramanı Raskolnikov. Raskol, bölünmüş anlamına gelmektedir. Özellikle o isim seçilerek, 17. yy’da Rus Ortodoks Kilisesi’nde meydana gelen anlaşmazlıklara atıfta bulunulmuş Dostoyevski tarafından. Bu kahraman oldukça ilginç bir karaktere sahip. Bir yanı ürkütücü, soğuk hatta acımasızken diğer yanı pek hayli merhametli, yardımsever. Sevdiğim bir karakter oldu, iyi de bir arkadaş. ;) Dostoyevski özellikle her insanın içinde iyilik olduğu gibi kötülükte olduğunu hiç kimsenin tamamen tek bir özellikte olmadığını özellikle karakterlerinde işlemiş. Kitabın içinde çok fazla kendimize sorup cevap aradığımız, ben olsaydım şunu yapardım dediğimiz nokta var. ' İnsan suç işlemeye meyilli mi doğar?', ' Raskolnikov'un yerinde olsaydım ben ne yapardım?' ... Kitabı bitirdikten sonra şiddetli bir baş ağrısı ve kafa doluluğu çekiyordum, gerçekten düşünmekten :) Biliyorum ki bundan bir beş belki on yıl sonra okusam çok daha farklı yerler keşfedip, yeni tatlar alacağım kitaptan. Benim elimde İş Bankası Yayınları yoktu o yüzden farklı bir yayınevinden okudum. Okuyacak okurlar varsa yine İş bankasından gitmesini öneririm. Sağlıcakla, kitaplarla kalın..
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2023 3. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 23:51
Bu kitap beklentimi karşıladı mı? Evet Başka birine tavsiye eder miyim? Evet Sürükleyiciliği var mı? Kısmen Sonunu beğendim mi? Evet Okuduğuma pişman mıyım? Hayır
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Hepimiz biraz Raskolnikov...
10/10
·672 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Okurken iliklerimize kadar yoksulluğu ve Petersburg şehrinin kasvet kokan havasını soluduğumuz bu eserde, başta yazarımız Dostoyevski'ye değinmek istiyorum. Zira yazdığı tüm romanların temelini, bir komplo yüzünden hapis ve kürek mahkumu olduğu senelerde zihninde atmış bir yazardır... Okurken her satırında, Raskolnikov karakterinin diplerinde, sayfalarca anlatılan bir suça duyulan vicdan azabında aslında Dostoyevski'nin de izlerini taşıdığını anlamak benim açımdan zor olmadı. Dönemin Rusya'sının içinde bulunduğu ekonomik ve politik sorunlara da ufak değinmelerde bulunan bu eserde, betimlemeler o kadar kaliteli işlenmiş ki; okurken kendimi Raskolnikov gibi sefil, beş parasız ve zor çağda yaşama ayak uydurmaya çalışırken alt üst olmuş bir adam olarak gördüm... Halk mutsuz, hava kasvetli ve is kokulu, insanlar her şeyi yapmaya meyilli... Bu atmosferi yazmaktan ziyade, yaşamış bir insanın eserine bu güzellikte yansıtabilmesi; onu Rus Edebiyatının en kral yazarı yapıyor... Hikayeden, karakterlerden hiçbir incelemede olduğu gibi bahsetmeyeceğim. Kısaca söylemem gerekirse, her karakter çok ince tasarılardan ibaret. Baş karakterimiz başta olmak üzere en ufak bir yan karakterin bile bir derinliğe sahip olduğu bu eserde, kimisi buna sıkıcı bir gözle baksa da; benim açımdan çok detaycı bir yapıda olması okurken düşünmeye iten bir şey olduğu için benim sevdiğim bir husustur. Ayrıca siz değerli okurlara bir tavsiye vermem gerekirse, sadece Koridor yayınlarındaki yayını okumanızı öneririm. Zira Dostoyevski'nin yazdığı orijinal esere en yakın çeviri budur... Teşekkürler, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski...
Dünya Klasikleri
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma
Tavsiye ederim...
10/10
·672 syf.··
2021 2. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 15:59
Çok daha önce okumam gereken bir kitap olduğunu biliyordum ama bir türlü okumaya başlayamadığım fakat okumaya başlayıp bitirmek için sabırsızlandığım halde bir yandan da bitmesini hiç istemediğim toplumsal yargılar ve değerlerin olduğu harika bir kitap okumanızı tavsiye ederim. Çok genç yaşlarda hayata atılmış ve yoksulluk yüzünden hayatından memnun olmayan genç Raskolnikov... Yoksulluk ve sefalet yüzünden üniversite öğrenimini yarıda bırakmış ve birtakım ruhsal bunalımlar yaşamış bu yüzden istemeden suça sürüklenmiş ve yaptığı hatanın bir bir suç olmadığını düşünmüş yıllarca bu ikilem arasında kalıp hem kendi hayatını hem de ailesini yalnız bırakmış genç Raskolnikov... Aklında sadece bir "bit'i" öldürmek varken gelişen olaylar hiç te onun tasarladığı gibi olmadı... Raskolnikov'un yaşadıklarını soluksuz okudum sizin de o şekilde okumanız dileğiyle...
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Koridor Yayıncılık · 2018194,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.