neden evet ya da hayır denir bir şeye, neden bir belkiyle bir acabayla tedirgin olunur, neden konuşulur, neden susulur, neden reddedilir, olanların hiçbiri olmuyorsa gerçekte neden bilinmez hiçbir şey, çünkü hiçbir şey kesintisiz değildir, sürekli değildir, sürüp gitmez, hiç durmadan hatırlanmaz, verilen verilmeyenle eştir, sakındıklarımız ve uzak durduklarımız tutunduklarımız ve yakaladıklarımızla aynıdır, yaşadıklarımız hiç denemediklerimizle birdir, çünkü tüm zekamızı, tüm duygularımızı, tüm tutkumuzu zamanla birbirinin eşi olacak ya da zaten öyle olan şeyleri birbirinden ayrıştırmak için harcarız, bu yüzden de hep pişmanlıklarla, kaçırılmış fırsatlarla, doğrulamalarla, onaylamalarla ve yakalanmış fırsatlarla doluyuz, gerçekte hiçbir şeyin doğrulandığı yokken ve her şey durmadan elimizden kayıp giderken. Ya da belki de hiçbir zaman hiçbir şey olmuyorken.