Hatice Tunç

Hatice Tunç
@haticetunc
Edebiyat burada bize yardım edemez.
We tried to answer her back but we did not have the language to explain that we were not women who had merely ‘acquired’ some children – we had metamorphosed (new heavy bodies, milk in our breasts, hormonally-programmed to run to our babies when they cried) in to someone we did not entirely understand.
Reklam
Now that we were mothers we were all shadows of our former selves, chased by the women we used to be before we had children.
When happiness is happening it feels as if nothing else happened before it, it is a sensation that happens only in the present tense.
neden evet ya da hayır denir bir şeye, neden bir belkiyle bir acabayla tedirgin olunur, neden konuşulur, neden susulur, neden reddedilir, olanların hiçbiri olmuyorsa gerçekte neden bilinmez hiçbir şey, çünkü hiçbir şey kesintisiz değildir, sürekli değildir, sürüp gitmez, hiç durmadan hatırlanmaz, verilen verilmeyenle eştir, sakındıklarımız ve uzak durduklarımız tutunduklarımız ve yakaladıklarımızla aynıdır, yaşadıklarımız hiç denemediklerimizle birdir, çünkü tüm zekamızı, tüm duygularımızı, tüm tutkumuzu zamanla birbirinin eşi olacak ya da zaten öyle olan şeyleri birbirinden ayrıştırmak için harcarız, bu yüzden de hep pişmanlıklarla, kaçırılmış fırsatlarla, doğrulamalarla, onaylamalarla ve yakalanmış fırsatlarla doluyuz, gerçekte hiçbir şeyin doğrulandığı yokken ve her şey durmadan elimizden kayıp giderken. Ya da belki de hiçbir zaman hiçbir şey olmuyorken.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Edebiyat
Şeytanca bir icat, yaşananların tüm gelip geçiciliğini yok etti, kendini kandırma ve şeyleri gerçekte olduğundan farklı olmuş gibi anlatma ihtimallerini ortadan kaldırdı. Kesin olmayan, karıştırılabilen, seçilebilen ve çeşitlenebilen anı artık yok. Çünkü kimse kaydedilmiş bir şeyi canının istediği gibi hatırlayamaz; insan yeniden görülebileceğini, hatta tam olarak tüm yavaşlığıyla nasıl olduğunu izleyebileceğini bildiği bir şeyi nasıl hatırlasın? Nasıl değiştirsin?"
Sayfa 143·Kitabı okudu
Reklam