Örülmüş duvarlarda açılacak pencerelerle kadının kendini, yaşamı, dünyayı kadınca algılamasıı. Zira zihin hâlâ kendini, fizyolojisini, biyolojisini erkek egosuyla oluşturulan terminoloji ile ifadelendirir: Menstruasyon hastalıktır, menopoz işe yaramaz bir dönemdir...
İnsan davranışını, toplumsallığı, kültürü oluşturan ana unsur biyoloji olmasına rağmen kadın bedensel niteliklerinden, hassas duygularından arındırılarak belirsizlik içinde bırakıldı; gerçekliginden kopan kadın kendine yabancılaştı. Mikro ve makro kozmostan, doğadan, doğasından koparılarak yapay, kurgulanmış bir kültür örüntüsü içinde kendisini programlanmış vaziyette bulan kadın, karmaşa yaşamaya başladı ve bu karmaşa nesilden nesile günümüze kadar taşındı.
Tüm icatların, keşiflerin , teknolojik gelişmelerin ilham kaynağı doğayken kadından ve biyolojisinden ilham almak konusunda insanoğlu çuvallamış, kadının döngüsüne hayret, ilgi ve derin bir anlayışla bakmak yerine onu değiştirmek, kendince kurduğu sisteme uydurmak uğruna elinden geleni ardına koymamış.