İbn Berid der ki:
"Bir gün Abdullah b. Abbâs, dilini tutarak:
_ Yazık sana! Ya hayır söyle kazan ya da sus kurtul! Eğer böyle yapmazsan pişman olacağını bil, dedi. Yanındakiler niçin böyle söylediğini sorunca:
_ Çünkü insanın kıyamet günü dilinden daha fazla zarar gördüğü bir organının olmadığını duydum, dedi."
Eğer o adam, "ancak sâlih amellerin fayda edeceği zor bir günde" bu 10 liranın -benim adıma ödediği yol parası- karşısına çıkacağına inanmasa, benim gibi ilk (ve son) defa gördüğü birine yardım eder miyidi? "İman bu işte!" dedim kendi kendime.
Ezanı Araplar Arapça, Türkler Türkçe, Kürtler Kürtçe, İranlılar Farsça, Pakistanlılar Urduca vs. okusalardı, ben bu "dost sesi"ni nasıl fark edecektim burada?
Anne-babalar, küçükken çocuklarının kulaklarına -iyi veya kötü- neleri fısıldıklarına çok dikkat etsinler. Bazı şeyler ömür boyu zihinde kalıyor ve insanın bütün fikriyatını şekillendiriyordu çünkü.