Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken telaşla denize bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin sahile vurmuş denizyıldızlarını denize atmaya çalıştığını fark eder ve “Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz?” diye sorar. Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları için,” yanıtını verince, adam şaşkınlıkla, “İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkân yok. Sizin bunları denize atmanız neyi fark ettirecek ki?” der. Yerden bir denizyıldızı daha alıp denize atan kişi, “Bak, onun için çok şey fark etti,” karşılığını verir.
Öğrencinin öğretmenini özdeşim modeli olarak aldığını ve taklit ettiğini, bu nedenle ilkokul öğretmeninin davranışıyla, tutumuyla, yaşam biçimiyle, adalet anlayışıyla sağlıklı bir model oluşturması zorunluluğunu anladım.
“Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenlerden, eğitimcilerden yoksun bir ulus, henüz ulus olmak yeteneğini kazanmamıştır. Ona basbayağı bir kitle denir. Ulus denmez. Bir kitle ulus olabilmek için kesinlikle eğitimcilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, bir toplumu ulus haline getirirler.”
Kemal Atatürk