“ Ama dünyadaki hiçbir şey çaresizliğini, mutlak kendinden vazgeçmişliğini ve hayattayken ölmüş halini bardaktan boşanırcasına yağan yağmur altındaki bu hareketsizliği, bu kıpırtısız ve duygusuz oturuşu,kalkıp en yakın çatının altına sığınamayacak denli yorgun oluşu, kendi varlığı karşısındaki bu nihai umursamazlığı kadar çarpıcı bir şekilde ifade edemezdi.”