Bir âh dolaşır arş ile ferş arasında,
Sevgi mahkûm,insaf mahpus bu çağda.
Gönül sandı ki vefâ baki kalır,
Meğer cihân bir serapmış, sürür de aldanır.
Sevginin hükmü ne vakit haram oldu,
Muhabbet gizli suç, gönül perişan oldu.
Kardeş kardeşe bigâne bir nazarla,
Bir bakış kifayet etti düşmanlığa.
Söz söylenmeden evvel hüküm kesildi,
Niyet sorulmadı, dil kılıç kılındi.
Merhamet hicrete düşmüş, adâlet bî-tâb,
İnsan insana gurbet, zaman hoyrat, harâb.
Yontulmamış kalpler mâzîden nişân,
Her katılık, unutulmuş bir ahdin nişân.
Düzen sanılan bu âlem içten paslı,
Vefâ firârî, vicdan zincirli, yaslı.
Anılar yanar mâzîde, kül olur savrulur,
Sevilenler gider, hakikat susar, yalan olur.
Bir âh dolaşır arş ile ferş arasında
Sevgi mahkûm, insaf mahpus bu çağda.
Lâkin her şeb fecre gebedir ey gönül,
Kül altındaki kor ölmez, sanma ki söner bülbül.
Bir secde, bir niyaz yeter bir ân,
Taş kesilen kalbe iner rahmet-i Rahmân.
LAHZAİMÂNÂ