“Ben beynimi çalıştırmadan yaşayamam. Onsuz geriye ne kalır ki? Camdan dışarı bir bak. Böyle kasvetli, böyle faydasız bir dünya daha var mıdır? Bütün sokağı kaplayan, boz bulanık evleri yutan sarı sise bak. Bu kadar amansız ve güzellikten yoksun bir tekdüzelik daha var mıdır? İnsanın kullanabileceği bir yeri olmadıkça yetenekleri varmış ya da yokmuş, ne fark eder ki doktor? Suç sıradan, varoluş desen o da sıradan; dünya bu sıradanlıkların üzerinde dönüyor.”
“Hatırlarsan bir keresinde, bir insanın, gündelik hayatında kullandığı her türlü objenin üzerinde, eğitimli birinin gözünden kolay kolay kaçmayacak izler bıraktığını söylemiştin.”
“Az önce gözlem ve akıl yürütmeden bahsetmiştin ya; bu ikisi birbirlerine bağlı değil midir?’
‘Pek sayılmaz,’ diye cevap verdi Holmes, keyifle koltuğuna gömülüp, piposundan mavi dumanlar tüttürürken. ‘Örneğin, gözlemlerim bana, bu sabah Wigmore Sokağı’ndaki Postaneye gitmiş olduğunu söylüyor; akıl yürüttüğüm zaman ise, oraya telgraf göndermeye gittiğini çıkarıyorum.”