HayaL

HayaL
@hayal1509
Atatürk'cü.İnsanları tanıdıkça hayvan sevgisi artan ve siyah beyazın asil renkli takımı BJK bu kadarı yeterli sanırım ;)
Türkiye, hanelerde bulunan kitap sayısı ortalamasında sondan ikinci. Kitap sayılarını konu alan son veriler incelendiğinde, Türkiye’de en üst sosyoekonomik dilimde yer alan hanelerde ortalama 179 kitabın yer aldığı belirlendi. 2015 yılı verilerine dayanan raporda, birinci sıraya yerleşen Avrupa ülkesi ise 423 kitap ile Lüksemburg olarak görüldü.
HayaL
Ne kadar vahim bir tablo!
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bazılarımız şiirlere, şarkılara, filmlere, kitaplara tutunuyor.. Sanırım artık insan, tutunamıyor insana. (Oğuz Atay)
Orazbayramov isimli okura yanıt verildi
HayaL
Hızına yetişebiliyor musun ;))
Blaise Pascal’a göre mutsuzluğun tek nedeni, insanın odasında sessizce nasıl oturacağını bilememesidir.
HayaL
Ben en çok odamdayken mutluyum. Sanırım olayı çözmüşüm ;))
küçük yaşlardan beri müziğe düşkünüm. çocukken uzun süre radyonun başında otururum, beni cezbeden her müziği dinlerdim. yavaş yavaş ayırım yapmayı öğrendim ve ailenin geri kalanının nefret ettiği, asla dinlemediği sonradan 'klasik müzik' olarak adlandırıldığı öğrendiğim türden hoşlandığıma karar vermiştim. büyüdükçe onunla daha çok ilgilendim ve annem beni radyodan orkestra konseri ya da bazı operalar dinlerken kendimden geçmiş görünce gözlerini devirir ve "sen ve senin çılgın müziğin!" diye homurdanırdı. fakat bir gün üst katta gerçek müziğin güzelliği hakkında bir yazı yazarken, bir şey fark ettim. alt kattaki radyodan gelen sönük nameleri işittim. aniden yataktan fırladım, neredeyse kendimi merdivenlerden aşağı atarak mutfağa daldım. orada oturup transa geçmiş bir halde dinledim. yavaş, asil ve muhteşemdi, kulaklarıma dayanılmaz derecede güzel geliyordu. sanki içime işliyor, ruhumu kendinden geçiriyor, derinlerde bir yerlerde tınlıyordu. son güzel nameler kaybolana kadar müziğin benim için yarattığı dünyanın içine dalarak oturdum. uzun bir süre sessizce oturdum ve günlük hayata sırtımı döndüğümü fark ettim. bu handel'in 'largo'sunu ilk dinleyişimdi. unutulmaz bir deneyimdi. müzik bana parlak ve güzel dünyanın kapısını açmıştı, bazen neşeli ve gürültülüydü, fakat çoğunlukla düşünceli ve üzgün bir dünya. radyodan başka bir yerde dinlememiştim, hiç opera görmemiş, hayatımda hiçbir senfoni konserine gitmemiştim. fakat yine de kısa zamanda bütün büyük bestecileri ve eserlerini öğrenmeye başladım. chopin en sevdiğim oldu, fırsatım olsa bütün gün onun piyano müziğini dinleyebilirdim. oturup müzik dinlerken hayatımın düşündüğüm kadar aptalca ve amaçsız olmadığına dair bir his oluşmuştu.
HayaL
Memnun kalırsın 😉
küçük yaşlardan beri müziğe düşkünüm. çocukken uzun süre radyonun başında otururum, beni cezbeden her müziği dinlerdim. yavaş yavaş ayırım yapmayı öğrendim ve ailenin geri kalanının nefret ettiği, asla dinlemediği sonradan 'klasik müzik' olarak adlandırıldığı öğrendiğim türden hoşlandığıma karar vermiştim. büyüdükçe onunla daha çok ilgilendim ve annem beni radyodan orkestra konseri ya da bazı operalar dinlerken kendimden geçmiş görünce gözlerini devirir ve "sen ve senin çılgın müziğin!" diye homurdanırdı. fakat bir gün üst katta gerçek müziğin güzelliği hakkında bir yazı yazarken, bir şey fark ettim. alt kattaki radyodan gelen sönük nameleri işittim. aniden yataktan fırladım, neredeyse kendimi merdivenlerden aşağı atarak mutfağa daldım. orada oturup transa geçmiş bir halde dinledim. yavaş, asil ve muhteşemdi, kulaklarıma dayanılmaz derecede güzel geliyordu. sanki içime işliyor, ruhumu kendinden geçiriyor, derinlerde bir yerlerde tınlıyordu. son güzel nameler kaybolana kadar müziğin benim için yarattığı dünyanın içine dalarak oturdum. uzun bir süre sessizce oturdum ve günlük hayata sırtımı döndüğümü fark ettim. bu handel'in 'largo'sunu ilk dinleyişimdi. unutulmaz bir deneyimdi. müzik bana parlak ve güzel dünyanın kapısını açmıştı, bazen neşeli ve gürültülüydü, fakat çoğunlukla düşünceli ve üzgün bir dünya. radyodan başka bir yerde dinlememiştim, hiç opera görmemiş, hayatımda hiçbir senfoni konserine gitmemiştim. fakat yine de kısa zamanda bütün büyük bestecileri ve eserlerini öğrenmeye başladım. chopin en sevdiğim oldu, fırsatım olsa bütün gün onun piyano müziğini dinleyebilirdim. oturup müzik dinlerken hayatımın düşündüğüm kadar aptalca ve amaçsız olmadığına dair bir his oluşmuştu.
HayaL
Beethoven Moonlight Sonata favori kitap eşiği parçam. Tavsiye ederim 😊