Kimi kahramanlar destan yazmaz; sessizce bir kağnının peşinden yürür ve bir milletin hafızasına kazınır.
İstiklal yolunda bir Türk Kadın, sadece bir savaş hikâyesi değil, aynı zamanda Anadolu'da yaşayan sıradan bir kadının olağanüstü bir fedakârlığa uzanan yaşam öyküsünü okuyorsunuz.
Kitabın en güçlü yanı, Şerife Bacı'yı sadece bir tarihî figür olarak değil, bir insan olarak tanıma fırsatı sunması. Ailesi, yaşadığı zorluklar, anneliği, içinde bulunduğu şartlar ve Millî Mücadele'nin halk üzerindeki etkisi romanın duygusal yönünü anlatmaktadır.
Size güzel bir şiir kitabı ile geldim. Ama içinde en çok sevdiğim "Kadın" şiirini anlatmak istiyorum.
Şiirde kadın sadece romantik bir figür değil. O hem "harp meydanında silah taşıyan" bir savaşçı hem de "hayat harmanında güğüm taşıyan" bir emekçi.
"Kimi neşter tutar, kimi kalem..." satırları, kadının hayatın her alanındaki imzasını çok güzel özetliyor. Bilimden sanata, evden sokağa her yerde var olan bir irade.
Kadın, dün ile bugünü kol kola gezdirip geleceğe umut çizen bir köprü olarak tasvir ediliyor.
Şiirin son kıtası ise kelimenin tam anlamıyla bir ustalık eseri. "Sekize gebe kılınır, Martta dünyaya kadın getirir" diyerek, tüm bu imgeleri çok zarif bir şekilde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'ne bağlıyor.